BÜTÜN OĞUZ BOYLARININ BİRLİK OLMASI, KENDİ DİLİMİZİ, DİNİMİZİ, BİRLİĞİMİZİ VE ÖRF ADETİMİZİ UNUTMAMAMIZ DİLEĞİYLE…
ÜRETMEYEN, İSRAF EDEN, TEMİZ OLMAYAN, BİLİME VE ZAMANA ÖNEM VERMEYEN BİR TÜRK TOPLUMU SÖMÜRÜLMEYE MAHKUMDUR…
“Gerçek İslam, zekanızı kullanıp duygularınızı kontrol edebilmektir. Aksi taktirde, nefsini kontrol edemeyen aptal bir toplum oluştururnuz. Bu gibi toplumlar, zekasını kullanamaz ve üretim kimliklerini kaybederler.”
“True Islam, using your mind to be able to control your feelings (your soul). Otherwise, you create community people who can not control their emotions. Such communities can not use your mind, they lose “their productivity identity”.
“Истинный ислам, используя чувства с интеллектом, чтобы иметь возможность контролировать противном случае, вы не можете контролировать свои эмоции, просто движение эмоции и создать общество, которое вредит стране разведки не могут использовать эти общества, создавая стиль -.., Кто они теряют сознание”
“(魂)あなたの気持ちをコントロールできるようにあなたの心を使用して真のイスラムは、そうでなければ、あなたはそれらの感情のコミュニティを管理人のノートを作成することができます。このようなコミュニティがあなたの心を使用することができない、彼らは失う”自分のアイデンティティは生産性です。”
“Bozuk OLunca Maya; Ne Ar Tanır Ne de Hâyâ..!” { Hz.Mevlana }
FATİH SARGIN(MEHMET) CONTACT E-MAIL ADRESS: fatihsargn@hotmail.com
BİLGESAM:
http://www.bilgesam.org/tr/index.php?option=com_content&view=frontpage&Itemid=1
“Bir ülkenin refahı, küresel ölçekte ekonomik, eğitim, askeri, insan sağlığı, ekolojik(doğa-tarım) ve kültür dengesi, kalite, sağlık standartları, spor…vb alanlarda mümkün olduğu derecede iyi verim/risk bileşimi sağlayan mal, mamul, yarımamul, mahsul, hizmet ve üretim faktörlerinin(ve bunların içeriğine giren bileşenlerin) pazarlama, maliyet, ekolojik denge(doğa dengesi: elverişli iklim koşulları, tarım için uzun süreli toprak verimi, orman ve verimli tarım sanayii alanlarının yeniden oluşturulması…vb) insan sağlığı, kültürel denge…vb açısından en iyi şekilde çeşitlendirilmesine ve planlama sayesinde mümkün olduğu derecede(özel ve kamu sektörüne bağlı milli oy çoğunluğuna sahip derecede: sermaye payının veya özel ve kamu sektörü şirketlerinin özkaynak/toplam kaynak oranının en az %65′inin milli(Türk) serveti çoğunluğu tarafından oluşturularak üretilmesi gibi – çünkü hakimiyet – i milliye önemlidir) milli servet(yerli Türk Serveti) tarafından, ilgili verimli mamul, mahsul ve hizmetleri üretecek şirketlerin kurulmasına ve geri kalan payın 5 kıtada yer alan ilgili şirketlerle ortaklık kurarak uluslararası çok uluslu şirket yapılanması(5 kıta çeşitlendirmesi) şeklinde dünya ticaretine açılmasına bağlıdır.”
Bu, ülkeye gelen turist sayısı, ülkenin tanıtımı, üretilecek katma değeri yüksek mamul, mahsul, hizmet ve üretim faktörlerinin ve/veya bunların bileşimlerinin belirlenmesi ve geliştirilmesi için bilimsel alt yapının hazırlanması, ülkenin uluslararası ticaret hacminin artırılması açısından büyük kazanç sağlayacaktır. Ekonomik bakımdan sadece tek ülkeye(tek kıtaya) bağımlı olmak, bir ülkenin gerilemesine yol açar ve haraket edebilme kabiliyetini sınırlar. Bu nedenle, gerek pazarlama ve gerekse tedarik edilecek hammadde kaynakları için optimum ülke(5 kıta) çeşitlendirmesine gitmek son derece önemlidir[1].
Fatih Sargın
Küresel ölçekte, “Her sektöre ve alt sektörlere ait işletme yatırımlarının beklenen(veya ortalama) verim/risk [(ortalama(satış hasılası)/(satışların maliyeti veya üretime giren unsurların ve üretim faktörlerinin toplam maliyetixÜretimde Geçen Toplam Zaman)/(risk)] bileşimi, [(beklenen veya ortalama (dönem kârı/(özsermaye)/risk] bileşimi ve/veya ortalama veya beklenen (hisse getirisi/risk) bileşimi elde edilebilir. Sektörlerin beklenen kârlılık, beklenen verim ve risk bileşimlerine göre belirlenen, birim riske göre en iyi verim sağlayan ve alt sektörleri ile birlikte küresel ölçekte etkin şekilde çeşitlendirilmiş(en verimli) sektör ve alt sektörlerde(efficient frontier) bulunan şirketlerin ürettikleri mamul, mahsul, hizmet ve üretim faktörü bileşenlerine göre ulusal kaynaklar tahsis edilir(dağıtılır). Böylece, ulusal kaynakların en iyi dağılımı sağlanır. Ancak, burada unutulmamalıdır ki üretimde verimlilik için birim zamanda aynı girdi ile daha çok çıktı elde etmek esastır.(Birim zamanda birim riske göre aynı işçilik, aynı sermaye, aynı toprak, aynı girişimcilik ile kalite standartlarından taviz vermeksizin daha çok çıktı elde edebilmektir.)
Bu durumda, ikinci aşamada; üretilecek etkin mal, hizmet, mamul, mahsul ve üretim faktörlerinin ve/veya bunların bileşenlerinin, etkin pazar çeşitlendirmesi(birim zamanda birim riske göre yüksek beklenen getiri ve verim sağlayan ve sosyal maliyeti düşük olan mal, mamul, yarı mamul, mahsul ve hizmet tür ve bileşimleri ile bu ürünlerin pazarlanması için gerekli olan yerel ve uluslararası pazarlar) ve etkin maliyet çeşitlendirmesi(kalite, çevre standartlarından mümkün olduğunca taviz verilmeksizin birim maliyetlerin en düşük olduğu maliyet bileşenleri ile bu bileşenlerin birim riske göre en düşük maliyetle tedarik edileceği yerel ve uluslararası pazarlar) ön plana çıkmaktadır. Ülkenin sosyo-kültürel yapısı, sağlık ve çevre standartları açısından belirlenen en iyi sektör ve alt sektör bileşimleri ve üretim teknikleri saptandıktan sonra, ilgili şirketlerin ürettikleri mal, mamul, yarı mamul, mahsul, hizmet ve üretim faktörü türleri ve bileşenlerinin birim maliyetlerinin minimize edilmesi için, birim riske ve birim zamana göre etkin maliyet çeşitlendirilmesine(cost efficiency frontier) ve üretilen mamul, mahsul ve hizmet bileşimlerinin pazarlanmasında etkin pazar çeşitlendirilmesine(marketing efficiency frontier) ve ETKİN PAZAR ÇEŞİTLENDİRMESİNDE İSE ÜRETİLEN MAL, MAHSULLER VE HİZMETLERİN PAZARLANACAĞI ÜLKELERDE ETKİN KÜLTÜR VE SAĞLIK ÇEŞİTLENDİRMESİNE gidilmesi zorunluluktur[2].
Etkin pazar çeşitlendirmesindeki amaç, uluslararası beklenen veya ortalama (log-gerçek (Net Satış Kârı)/(Üretim maliyetixToplam Üretim Zamanı) x risk ve (log gerçek net satış kârı)/(ÖzsermayexÜretimde Geçen Toplam Zaman)xRisk veya yatırım maliyeti/risk ve (log gerçek Çıktı Kârı)/(Girdi MaliyetixToplam Zaman)x(Risk) = (birim zaman ve birim riske göre verim) bileşimleri etkin(verimli) olan pazar(piyasa) bileşenlerini, üretim tekniklerini ve teknolojilerini bulabilmek ve Türk servetiyle tasarrufa önem veren ürünleri aynı girdiyle daha çok çıktı elde edebilecek şekilde üretmektir.
Etkin maliyet çeşitlendirmesinde ise iki amaç vardır: Birincisi, ülke içerisinden veya uluslararası piyasalardan tedarik edilecek hammadde, yarımamul, işletme malzemesi, üretim faktörleri bileşen maliyetlerinin, mümkün olduğu derecede olması gereken uluslararası standartlardan taviz vermeksizin, bu mamullerin en düşük maliyetle tedarik edileceği pazarları(piyasaları) bulabilmek ve bu mamullerin fiyatında, tedarik maliyetlerinde meydana gelecek değişikliklerden(risklerden) mümkün olduğunca korunabilmektir. Ölçek ekonomilerine göre, tedarikinin yurtiçi piyasasından karşılanabileceği ve Türk piyasasından karşılanabileceği hammaddeler, işletme malzemeleri tedariki ve bu malzemelerin katma değeri çarpan faktörüyle milli hasılayı artırma olasılığı yurtdışı piyasalara görece daha yüksektir. Ancak, üretim maliyeti muz gibi çok yüksek fırsat maliyeti gerektiren ürünlerde yurtdışı tedarike gitmek daha mantıklıdır. Tedarik maliyetlerinin ve üretim faktörü maliyetlerinin düşürülmesi için kullanılacak teknikler ve stratejiler ayrıca önem taşımaktadır. İkincisi, üretilecek mamul, mahsul, hizmet ve/veya üretim faktörlerinin olması mantıklı ve tutarlı minimum maliyet bileşenlerini üretebilecek üretim faktörü teknolojilerini bulabilmektir. Ancak, bu çeşitlendirmede, mal ve hizmetlerin ekolojik denge(doğa dengesi), insan sağlığı, ihracat yapılacak ülkenin toplum kültürü, sosyal refah, kalite açısından da mümkün olduğu derecede iyi verim sağlaması, yeterince iyi çeşitlendirilmesi, uluslararası sağlık, çevre standartlarına ve yeniliklere uyum sağlaması göz önünde bulundurulmalıdır[3],[4].
(Muhasebeye verilerine dayalı risk ölçülerinin daha geniş ayrıntısı için bakınız:http://www.pegema.com.tr/kitabevi/kitap_detay.aspx?id=2744)
Hedef Fonksiyon:
Maximum mamul, mahsul, hizmet, üretim faktörlerinin (log – gerçek çıktı kârı)/(girdi maliyetixbirim zaman)/(risk) oranını bulabilmek,
= Max (Birim Satış Fiyatı x Talep(Çıktı) Miktarı)/((Toplam Sabit Maliyet + Birim Değişken Maliyet x Üretim Miktarı)x(Üretimde ve Satışta Geçen Toplam Zaman)x(Risk)
Olması Gerekenler:
- Üretilecek mal ve hizmetlerin talep miktarının, doğa dengesi, makul fiyat standartları(emsal mal fiyatları) ve insaonoğlu için yaşam standartlarına zarar vermeyecek şekilde artırılması için neler yapılmalıdır? (ULUSAL VE ULUSLARARASI PAZARLAMA STRATEJİLERİ)
- Üretilecek mal, hizmet ve üretim faktörlerinin birim satış fiyatının, milli sermaye ile kurulan işletmelerin kâr sağlayacakları şekilde doğal(emsal mal ve mamül) rekabet limitine kadar artırılması için ulusal ve uluslararası ülke(kıta) çeşitlendirmesi nasıl olmalıdır? (ULUSAL VE ULUSLARARASI SATIŞ VE ÖLÇEK EKONOMİLERİ STRATEJİLERİ)
- Birim değişken maliyet oranını oluşturan değişken maliyet bileşenlerinin toplam tutarının, tutarlı bir seviyeye kadar azaltılması için gerekli olan verimlilik artırıcı ve tasarruf sağlayıcı yönetim teknikleri ve kurumsal kaynak planlaması stratejileri nasıl olmalıdır? (ÜRETİM YÖNETİMİ TEKNİKLERİ, MÜHENDİSLİK, VERİMLİLİK ARTIRMA – TASARRUF TEKNİK VE STRATEJİLERİ, YÖNETİM VE MALİYET MUHASEBESİ)
- ÜRETİLMESİ PLANLANAN ÜRÜNLERİN VE FİNANSMANI STRATEJİK OLARAK FİNANSMANI HANGİ TÜRK BANKALARINDAN SAĞLANMALIDIR?
VADE FONKSİYONU = UZUN VADE(5 YIL VE ÜSSÜ GİBİ) Anlamı: Şirketin amacı kısa vadeli(1 yıl gibi) şirket kârını ençoklamak değildir. Bu kısa vade şirketin kârını maksimize etmek için yeterli değildir. Vade planlanan yatırım projesinin ömrü boyunca getireceği kârı, götüreceği maliyeti ve katlanacak riski içermelidir. Amaç, uzun vadede riskten kaçınarak, olması gerekli kısıtlardan taviz vermeksizin problemi çözmektir.
ÜRETİM BÖLÜMÜ İÇİN ZAMANSAL ETKİNLİK(COST EFFICIENT FRONTIER): Riskten kaçınan yatırımcı
= Maximum (Gelir Fonksiyonu – Maliyet Fonksiyonu)/(Maliyet Fonksiyonu x Üretimde Geçen Toplam Zaman)*(Risk)
PAZARLAMA BÖLÜMÜ İÇİN ZAMANSAL ETKİNLİK(MARKETING EFFICIENT FRONTIER): Riskten kaçınan yatırımcı
= Maximum (Gelir Fonksiyonu – Maliyet Fonksiyonu)/(Maliyet Fonksiyonu x Satışta Geçen Toplam Zaman)*(Risk)
MAKRO EKONOMİK KISIT: Türkiyede üretilen yardımcı madde malzeme, hammadde tedarikine mümkün olduğunca gidilmesi ve üretilecek bu şeylerin kalite standartlarının artırılması
Hedef Fonksiyon: Talep tahmini süreci sonunda belirlenen olması gereken üretim miktarı ise;
Talep Miktarı = Üretim(Arz) Miktarı
Değişecek Hücreler: Değişken Maliyet Bileşenlerini Oluşturan Kriterlerin Bulunduğu ve Birim Zamana Denk Gelen En İyi Değişken Maliyet Bileşimi Tutarını Dikkate Alan Hücreler – (zamansal etkinliği dikkate alan, üretim faktörlerinin verimliliğini dikkate alacak şekilde, her bir değişken maliyetin içeriğini oluşturan kriterlerin oluşturulması gerekir)
Kısıtlar: Kalite, Doğa Dengesi, Sağlık Standartları, Diğer Standartlar, Olması Gerekli En Az Maliyet Bileşenleri Ölçüleri…v.b.
Amaç: Kısıtlardan taviz verilmeksizin daha çok üretimle daha çok pazarlara ulaşabilmek.
BELİRLİ BİR ÜRETİM MİKTARI BİLEŞİMİNDE(=TALEP TAHMİNİNE GÖRE BELİRLENEN) KALİTE, DOĞA DENGESİ(EKOLOJİK DENGE), SAĞLIK…VB. STANDARTLARINDAN ve OLMASI GEREKEN(TUTARLI) EN AZ MALİYET BİLEŞENLERİ ÖLÇÜLERİNDEN MÜMKÜN OLDUĞU DERECEDE TAVİZ VERMEKSİZİN, BİRİM ZAMANDA VE BİRİM RİSKE GÖRE ULUSAL VE ULUSLARARASI REKABET KOŞULLARI İÇERİSİNDE EN YÜKSEK “SATIŞ KÂRI/(ÜRETİM MALİYETİxTOPLAM ZAMANxRİSK)” ORANINI SAĞLAYAN DEĞİŞKEN ÜRETİM MALİYETİ BİLEŞENLERİNİN TOPLAMININ MİNİMUM OLDUĞU BİLEŞİM NE OLMALIDIR?
“Üretmek önemlidir ama;
(1) Milli sermayenin hisse ağırlığına sahip olduğu(en az %65 hisse çoğunluğu gibi), ilgili standartlarla uyumlu ulusal ve uluslararası pazarı-alıcısı-talebi olan mal, mamul, mahsul, hizmet ve üretim faktörleri üretilemiyorsa,
(2) Ulusal ve uluslararası pazarlama yöntemleri kullanılarak yüksek katma değer(verim) elde edilemiyorsa,
(3) Üretilmesi planlanan ilgili mal, mamul, mahsul, hizmet ve üretim faktörlerinin ilgili standardı mümkün olduğu derecede korunarak en düşük maliyet bileşenleri ile üretim imkanı bulunamıyorsa,
(4) Hammadde, işletme malzemeleri tedarikinde ölçek ekonomileri sayesinde tedarikinin mümkün olduğunca Türkiyeden sağlanmazsa emekler boşa gider.
Üretmenin temel şartları;
(1) Pazarlanabilir yüksek beklenen (veya ortalama) verim/risk oranına sahip ve yeterli derecede iyi çeşitlendirilmiş ve sağlık, ekolojik denge, toplum kültürü, kalite…vb standartlarla uyumlu mamul, hizmet, mahsul ve üretim faktörü bileşimlerini üretmek,
(2) Mamul, mahsul, hizmet ve üretim faktörü bileşimlerini daha kaliteli, birim zamanda daha az ve tutarlı olan üretim faktörü maliyeti(yüksek verim sağlayan – birim zamanda üretim faktörlerinin aynı çıktıyı sağlayacak şekilde verimliliğinin ve tasarrufun artırılmasını sağlayacak – üretim faktörleri tedariki ve daha düşük doğal kaynak maliyeti ile israftan kaçınma) kullanıp, sağlık, ekolojik denge, ilgili toplum kültürü ve kalite standartlarına göre aynı çıktı ile daha yüksek verim/risk oranı sağlayacak şekilde üretmek(yüksek verim) (dolayısıyla elde edilen net kârın(vergi ve faiz öncesi kârın) sermaye maliyetinden yüksek olması(yüksek katma değer))
(3) Üretilmesi planlanan yüksek beklenen ve tarihsel ortalama verim/risk oranına sahip mamul, mahsul, hizmet(eğitim, sağlık, turizm, ulaşım…v.b) ve üretim faktörü bileşenlerinin sistematik olmayan risklerinden korunmak için uluslararası(ülke gözetilmeksizin) etkin satış pazarı çeşitlendirmesine ve birim maliyet minimizasyonu ve bunun için geçerli olan tasarruf stratejileri sonucunda ulaşılan en iyi birim maliyet bileşenlerinin belirlenmesi için etkin tedarik pazarı maliyeti çeşitlendirmesine gidilmesi gerekliliğidir”
Genellikle herkes hemen hemen aynı noktada birleşir: “Türkiye, gerek devlet – gerekse özel sektör girişimiyle Türk sermayesinin ağırlıkta olduğu(en az %65 hisse çoğunluğu gibi – birlik olarak ve halka açılmak şeklinde ortaklık kurarak) çok uluslu şirket yapılanmalarıyla(nedeni küresel ölçekte, beş kıtada öğrenenilebilecek, ticaret yapılabilecek ve rekabet edilebilecek çok şeyin olması) katma değeri yüksek mallar, mahsuller, hizmetler ve üretim faktörleri üretmeli; üretilen mamullerin verimliliğini artıracak faktörler araştırılmalı, bu mal, hizmet ve mahsul ve üretim faktörleri doğanın ekolojik dengesi, insan sağlığı ve ticaret yapılacak ilgili ülkelerin standartlarına mümkün olduğu derecede uyum sağlamalı; üretilen bu mallar, hizmetler, mahsuller ve üretim faktörleri ilgili ülkelere(beş kıtaya) pazarlanabilecek şekilde planlanmalı ve Türkiye gelişmeli, büyümeli ve çağ atlamalıdır.” Bunun başarılması, ortak milli düşünceyi, tek devletle değil uluslararası alanda gerekirse dünyanın her kıtasıyla işbirliğini ve ARGE faaliyetlerini ve yeni üretilecek ilgili mal, mamul, hizmet, mahsul ve üretim faktörleri için en uygun pazar ve maliyet çeşitlendirmesini gerekli kılar. Türkiye’de birim zamanda; ilgili ülkelerin kalite, ilgili toplum kültürü, sağlık standartlarından mümkün olduğu derecede taviz vermeksizin daha az üretim bileşim maliyeti ile büyük işler başarmak ve milli serveti kat be kat artırarak Türkiye’nin yüksek hızla kalkınmasını ve çağ atlamasını sağlayabilmek, yaşanabilir bir toplum oluşturabilmek için; ilgili mal, hizmet ve mahsullerin söz konusu olduğu sektörler bu makalede araştırma konusudur.
İleri teknoloji ürünlerinin ihraç edilen ürünler içerisindeki payına bakıldığında, ABD’de %27,2 oranında yer alırken, Türkiye de ise, bu oranın %2,9 düzeyindedir. Düşük teknolojik ürünlere bakıldığında ABD’nin ihracattaki payının %15.3, Türkiye’nin ise %57′dir. Pahalı ürün ihracatında Türkiye’nin 29 OECD ülkesi arasında 25′inci sıradadır.
Şüphesiz ki; yüksek verim/risk (yüksek verim = satış kârı/(üretim maliyetixtoplam zaman) = çıktı kârı/(girdi maliyetixtoplam zaman) bileşimi sağlayan, ekolojik denge, insan sağlığı, ülkenin doğa dengesi ve üretilecek mal ve hizmetlerin pazarlanacağı ilgili ülkelerin toplum kültürü, doğa koşulları…v.b standartlarla uyum sağlayan sektör ve alt sektörde bulunan işletmelerin üreteceği mal ve hizmetlerin bilinmesi, milli(Türk) servetinin ilgili sektörlere aktarılmasına ve milli(Türk) servetinin kolaylıkla büyümesine imkan sağlayacaktır. (AZ ZAMANDA BÜYÜK İŞLER YAPTIK DİYEBİLMEK) Ancak, yapılması gereken ve şart olan güçlü, bilimsel araştırmalara dayalı ve ortak bir siyasi, bilimsel, milli ve ekonomik duruştur.
Birinci olarak, yoğun bir şekilde ilgili ülkelerin sektörlerine ait ve ekolojik denge, insan sağlığı, toplum kültürü, kalite standartlarıyla uyumlu mal, hizmet ve mahsullerin küresel boyutta yoğun olarak araştırması yapılmalıdır. Bu standartlarla uyumlu ilgili ürünleri ve hizmetleri veya yeni bulunan katma değeri yüksek ürün ve hizmetleri üreten ülkeler bunu nasıl başarmaktadır? Bu ürünlerin fiyatı ve bu ürünlerin üretilmesinde kullanılacak girdilerin(hammaddelerin, yarımamullerin ve işletme malzemelerinin ve üretim faktörlerinin) birim maliyeti küresel boyutta araştırılmalı, bu kaynakların maliyeti milli kaynakların maliyetiyle karşılaştırılmalı, girdi maliyetleri mümkün olduğu ölçüde kalite, sağlık standardı, doğa dengesi, tasarruf gibi faktörlerden ödün vermeksizin azaltılmalıdır. Girdi maliyetlerinin tür, bileşen, maliyet cinsinden azaltılması için gerekli olan milli ticari yazılımlar milli sermaye girişimiyle geliştirilmelidir. Çünkü milli sermaye girişimiyle geliştirilen yazılımlar stratejik gizlilik açısından son derece önemlidir. Ulaşım, gümrük vergileri… gibi giderler bu madde ve malzemelerin maliyetine yüklenmeli ve maliyet analizleri milli kaynakların maliyetiyle(üretim ve yan servis maliyetleriyle) karşılaştırılarak yapılmalıdır. Ayrıca, tedarik edilecek hammadeler, malzemeler bizzat işlenmiş olarak pazarlanmalı ve katma değeri ve ilgili standartları artırılmalıdır. Bu nedenle, milli servetin ve beşeri sermayenin(girişimciliğin ve işçiliğin) katma değeri uygulamaya yönelik olarak artırılmalı ve KOBİ’ler dahil işletmelerin çoğuna tasarruf stratejileri hakkında eğitimler verilmeli ve gerekli yazılımlar geliştirilmelidir. Üretim için gerekli olan katma değeri yüksek ilgili mal ve hizmet türleri ve beşeri sermayenin üretilmesinde(eğitiminde) kullanılacak alanında uzman bilim adamları dünyanın beş kıtasında araştırılmalı, ülkemizde milli servet(Türk) ile eğitim verecek eğitmenlerin ve beşeri sermayenin(birinci derecede eğitim verecek milli akla sahip öğretmenlerin) eğitilmesinde bu kişilerden bizzat yararlanılmalıdır.
İkinci olarak, pazarlanacak katma değeri yüksek mamul[5], katma değeri yüksek organik mahsul[6], katma değeri yüksek hizmet[7] ve katma değeri yüksek üretim faktörü ve bileşenlerinin[8], ilgili ülkelerdeki zevk ve tercihlerine hitap etmesi, diğer deyişle ihracat yapılacak ülkelerin kültürü, doğa koşulları, kalite standartları…vb koşullara uygun olması, uluslararası sağlık standartlarına ve ekolojik dengenin korunması standartlarına uyumlu olması dikkate alınmalıdır. Yüksek verime sahip ve katma değerli ürünler, hizmetler, mahsuller ve üretim faktörleri dünyanın her ülkesindeki ilgili gelir guruplarına pazarlanacağından ve uluslararası rekabete girileceğinden dolayı, odak noktasını oluşturan tüketici guruplarının gelir seviyesi ve bu seviyedeki değişmeler ve rakip mamullerin fiyatları, gümrük vergileri, ürün maliyet bileşenleri küresel ölçekte analiz edilmeli[9](bunun için gerekli milli yazılımlar milli sermaye girişimiyle geliştirilmeli), milli(Türk-islam) servetinin ağırlıkta olduğu kurulacak uluslararası işletmelerin pazarlama için cazibe merkezi olarak yerleri belirlenmeli, tanıtım-fuar-organizasyonlar…vb stratejik pazarlama tekniklerinden[10], mümkün olduğunca yararlanılması için stratejiler geliştirilmeli, üretilen mamul ve hizmetler için ayrıca etkin pazar çeşitlendirmesine[11] gidilerek üretilen yüksek katma değerli ve sağlık – ekolojik denge-kalite standartlarıyla[12] uyumlu mamul, mahsul, hizmet ve üretim faktörlerinden yüksek verim elde edilmelidir.
Üçüncü olarak, üretilecek ve ihraç edilecek mamul, mahsul, hizmet ve üretim faktörlerinin, üretim otomasyonu dolayısıyla üretim süreci sonunda oluşacak maliyetleri, odak noktasını oluşturan ülkelerdeki emsal mamul, mahsul ve hizmetler ve üretilen üretim faktörleri ile rekabet edebilecek şekilde planlanmalıdır[13]. Hammaddelerin, işletme malzemelerinin ve yarı mamullerin bizzat Türk piyasasından karşılanmasına dikkat edilmelidir. Bu nedenle hammaddelerin, işletme malzemelerinin …vb girdi maliyetlerinin kalite standartlarından taviz vermeksizin etkin tedarik pazarı(ve etkin tasarruf) ve etkin maliyet çeşitlendirmesine gidilerek, maliyet bileşenleri minimize edilmeli, daha çok üretim ve pazar olanakları araştırılmalıdır.
Mamulün tasarımından sevkiyatına kadar olan hammadde, enerji, insan kaynaklarının(kısaca üretim faktörlerinin tümünün), üretilen mamul ve hizmetlerin, yönetimin ve sermayenin verimliliğini – sağlık ve çevre standartlarını artırma ve üretim maliyetini düşürme tekniklerinden[14], mümkün olduğunca yararlanılmalıdır. Bu nedenle, özellikle KOBİ’lerde ve büyük ölçekli şirketlerde kurumsal kaynak planlamasına(ERP) ve kurumsal kaynak yönetimine(ERM) öncelik verilmeli ve gerekli yazılımlar milli sermaye girişimiyle geliştirilmeli ve Türk şirketlerinin kurumsal kaynak planlama altyapısı küresel ölçekte rekabet edilebilecek şekilde oluşturulmalıdır.
ARAŞTIRMA KONULARI:
ARAŞTIRMA KONUSU: Dünyanın en sağlıklı ve verimli…
- meyveleri ve sebzeleri (the world’s most healthful foods)
- fidanları(the world’s best quality seedlings)
– içecekleri(the world’s most healthy drinks)
– insanları(the healthiest people in the world)
- kumaşları(the world’s most high-quality fabrics)
– en hızlı raylı sistemleri ve konforlu trenleri(The world’s fastest and comfortable trains, rail systems)
– en lezzetli yemekleri(The world’s most delicious dishes)
– dünyanın en modern iletişim araçları(The world’s most modern communication tools)
– dünyanın en kaliteli eğitim ve öğretim sistemleri(The quality of education and training systems in the world)
– dünyanın en yaratıcı insanları ve hayalgücü(The most creative people in the world and imagination)
… v.b (…etc.)
Bknz: “ERP (Enterprise Resource Planning ) or ERM (Enterprise Resource Management)”
Bknz: “ERP and Software Producing”
http://www.amazon.com/Enterprise-Resource-Planning-Bret-Wagner/dp/1423901797
http://www.erpsoftware-news.com/
Bknz: “Enterprice Resource Applications”
İLGİLİ KURSLAR: http://e-sertifika.anadolu.edu.tr/ sitesinden ulaşılabilir.
Organize sanayi bölgeleri yaygınlaştırılarak ekonomik, teknolojik, ARGE faaliyetlerine ilişkin teknik bilgi ve eğitimler ilgili personele, ilgili ürünün dünya standardı en yüksek olan ülkeyle rekabet edebilecek düzeyde sağlanmalıdır. Bu mamullerin, hizmetlerin ve mahsullerin üretilmesinde kullanılacak üretim faktörleri ve üretim süreçleri, yüksek verim sağlayan, birim zamanda daha düşük üretim maliyeti bileşimleriyle[15] aynı çıktıyı sağlayacak nitelikte tedarik edilmeli ve planlanmalıdır. Diğer deyişle, üretimin içine giren hammadde, işletme malzemesi…vb. faktörleri daha az kullanıp(israftan kaçınıp, tasarruf stratejilerine önem verip, üretim hattında meydana gelecek hatalardan en iyi şekilde korunacak ölçüde üretim süreçlerinin oluşturup, tedarik edilecek hammadde, yarımamul ve işletme malzemelerinin kalite standartlarından taviz vermeksizin en düşük fiyatla tedarik edilebileceği piyasaları araştırarak) aynı çıktıyı sağlayacak şekilde planlanmalıdır.
Peki üzerinde durulan, katma değeri yüksek ürünlerin, mahsullerin ve hizmetlerin bulunduğu sektörler nelerdir?
——————————————————————————–
VALUE ADDED INDUSTRIES, HIGH TECH MACHINES, PRODUCS AND SERVICES, INNOVATION, INDUSTRIAL AUTOMATION, BUIILDING SKILLED FOREST
Araştırma konuları:
Finansal veriler, en yüksek reel mâli kârlılık/risk oranı olan dünya şirketlerin verilerinin araştırılabileceği kaynak:
QUANTITATIVE ANALYSIS FOR MANAGEMENT
http://www.downthenet.com/finder/Quantitative+Analysis+for+Management.html
STRATEJİ ARAŞTIRMASI:
- Tarihsel verilerden hareketle, yüksek verim/risk (ortalama veya beklenen [log-real (net satışlar - satışların maliyeti(SM))/(SM)xrisk) = log real çıktı kârı/girdi maliyetixrisk ), (beklenen veya ortalama (log - real dönem kârı/özsermaye) x risk) ve (beklenen veya ortalama (log-real hisse senedi getirisi/risk) bileşimini sağlayan ve etkin şekilde çeşitlendirilmiş üretilmiş mal, hizmet ve mahsul sunan uluslararası sektörlerin alt sektör bileşimleri bulunmalıdır. Küresel ölçekte her söktöre ilişkin Etkin/Verimli Sınır üzerinde bulunan şirketlerin bulunabilmesi için, uluslararası alanda vergilerin dikkate alınmaması(dönem kârının dikkate alınması) gereklidir. (Her sektöre ilişkin küresel etkin sınır: Küresel ölçekte ilgili sektörlere ilişkin yüksek verim/risk bileşimi sağlayan etkin şekilde üretilen mamul; hizmet; mahsul ve/veya üretim faktörleri bileşimi nedir? bunu sağlayan etkin şirketlerin oluşturduğu etkin sınır nedir?)
ETKİN SINIRIN VE YATIRIM YAPILACAK ŞİRKETLERİN BULUNMASI İÇİN GEREKLİ OLAN STRATEJİYİ OKUMAK İÇİN:
VALUE ADDED SELLING:
- Belirlenen ve birim riske göre en yüksek verim sağlayan sektörlerde yer alan ve ilgili sektör ortalamasının üzerinde performans gösteren ilgili işletmeler belirlenmelidir. (Dünyanın ilgili sektörlerinde bu mal, hizmet, mahsul ve üretim faktörlerini üreten işletmelerden hangileri yüksek performans göstermektedirler?)
- (VADE=UZUN, hedef riskten kaçınmak, amaç etkin modeli bulmak)İlgili şirketlerin tarihi gelir tablolarından hareketle, tarihi ( log - real (net satışlar)/(SM veya Net Satışlar)xrisk), tarihi (log - real (bürüt satış karı veya zararı)/(SM veya veya Net Satışlar)xrisk), (log - real faliyet kâr veya zararı)/(SM veya Net Satışlar x risk)), (log - real (olağan kâr veya zarar)/(SM veya Net Satışlar x risk)), (log - real (dönem kâr veya zararı)/(SM veya Net Satışlar x risk)), (log - real (dönem net kâr veya zararı)/(SM veya Net Satışlar x risk)) oranları zaman serileri hesaplanmalı, böylece log - real satış etkinliği[(ortalama (log - real net satış kârı /(SM veya Net Satışlar)) x risk)], log – real işletme faaliyeti etkinliği[(ortalama (log - real (faliyet kâr veya zararı)/(SM veya Net Satışlar)) x risk], log – real olağan faaliyetler etkinliği[(ortalama (log - real (olağan kâr veya zararı)/(SM veya Net Satışlar) x risk] ve log – real mali işletme etkinliği[(ortalama(log real (mâli kâr)/(SM veya Net Satışlar)) x risk] etkin olan işletmeler belirlenerek birbirleriyle kârşılaştırılmalı, böylece ilgili işletmelerin hangi alanlarda daha verimli(etkin) olduğu ve verimli olunan alanlarda yer alan işletmelerin politikalarının ve stratejilerinin neler olduğu saptanmalıdır.
- Küresel ölçekte log – real satış etkinliği bileşimi verimli(etkin) olan işletmeler hangi mamul, hizmet ve/veya mahsul bileşenlerini üretmektedir? Üretim yönetimi, otomasyon, organizasyon yönetimi ve stratejileri nasıldır?
- İlgili ülkelere pazarlanacak mamul, mahsul ve hizmetler bu ülkelerin sosyo-kültürel geleneklerine ve iklim koşullarına ne derecede uygundur?
- Üretilecek bu mal, hizmet ve mahsullerin, doğal dengenin korunması ve insan sağlığı, pazarlanacağı ilgili ülkelerin kültürü açısından olması gereken bileşimleri ne olmalıdır?
- Üretilmesi planlanan katma değeri yüksek ve uluslararası standartlarla uyumlu mamul, hizmet ve mahsullerin hammaddeleri hangi yerel ve uluslararası piyasalardan sağlanacaktır?
- İlgili standartlarla uyumlu mal, hizmet ve mahsul bileşenlerinin yapısı nasıl olmalıdır ki, marjinal fayda/ürün fiyatı(insan sağlığı, ekolojik denge, sosyal refah…vb) ile MC(Marjinal maliyet)/ürün fiyatı arasındaki mükemmel denge sağlanabilsin? Burada önemli olan; ilgili ülkeler için belirlenecek kalite, sağlık ve sosyo kültürel standartlardan mümkün olduğu ölçüde ödün vermeksizin üretilecek mamul bileşimlerinin maliyetlerinin minimize edilebilmesidir[16].
- Üretilen mamul, hizmet ve mahsuller hatta üretim faktörleri hangi piyasalarda pazarlanmalı ki, birim satış fiyatı maksimize edilebilsin[17]?
- Log – real işletme faaliyeti etkinliği bileşimi etkin(verimli) olan işletmelerin ARGE faaliyetleri ve yapılanması nasıldır?, pazarlama – satış – dağıtım yönetimi stratejileri nasıldır?, genel yönetim faaliyetlerinde verimlilik artırıcı stratejileri nelerdir[18]?
- Log – real diğer olağan faaliyetler etkinliği bileşimi verimli olan işletmelerin diğer olağan gelirlerdeki gelir artırıcı politikaları ve diğer olağan gider ve zararlarda tasarruf artırıcı politikaları nelerdir?
- Log – real mali işletme etkinliği bileşimi etkin(verimli) olan işletmelerin verimlilik artırıcı vergi tasarruf stratejileri nelerdir[19]?
——————————————————————————–
MADEN SEKTÖRÜ: MADENİ YAĞLAR, PETROL ÜRÜNLERİ, MADEN SEKTÖRÜ VE BOR MİNERALLERİ, AĞAÇ(ORMAN ALANLARI) – MOBİLYA İMALAT SEKTÖRÜ[20]
MTA ulusal madencilik politikasının oluşamamasının en önemli kaynağı bu uluslararası tekellerin siyasal düzlemdeki güçlü etkileridir. Türkiye, üretilen madensel kaynak çeşitliliği açısından, 152 ülke arasında, 29 maden türünde yapılan üretim baz alındığında, 10. sırada yer alır; ancak üretici ülkelerin dünya pazarı içi payları sıralamasında ‰ 16 oranı ile 52. sıradadır. Bu nedenle maden sektöründe önemli olan, milli(ulusal) anlayış hammaddelerin devlet(milli sermayenin) tekelinde bulunması, yarımamul ve mamul üretiminde kullanılacak sektörlerin milli servet içerisinde yer alması ve böylece hammadde kaynaklarının ihracatının mümkün olduğu ölçüde kısıtlanmasıdır. Kaynaklar milli servet ile işlenmeksizin ve katma değer katılmadan yurtdışında pazarlanmamalıdır. Ekonomik işletmeye uygun maden çeşitlerimiz bor, mermer ve diğer doğal taşlar, toryum, trona, zeolit, pomza veselesit ile krom magnezit, feldspat, barit, kil, kömür, altın ve gümüş madenleri ve sudur. Ancak, ülke içerisinde bulunmayan küresel ölçekte yüksek verim sağlayan mal, hizmet, mahsul, üretim faktörü tür ve bileşenlerinin üretilmesi için gerekli olan maden kaynakları, küresel ölçekte araştırılmalıdır.
“Ülkemizin jeolojik özellikleri küçük-orta rezervli, çok çeşitli maden yataklarının oluşumuna olanak tanımaktadır. Ancak, Bor ve Trona’da dünyanın en büyük ve ikinci rezervlerine sahip olduğumuz biliniyor. Diğer yandan mermer, zeolit, pomza, sölestin ve toryum gibi madenlerimizin önemli rezervler oluşturduğunu söyleyebiliriz. Hemen belirtmek gerekir ki, yukarıda sunulan rakamlar sadece belirlenmiş kaynaklara ilişkindir. Söz gelimi dünyada en büyük rezerve sahip olduğumuz bor madenlerimize ilişkin bilgi, Eti Maden İşletmeleri’ne ait 18 000 km2’lik ruhsat sahasının ancak %20’sinde yapılan aramaların sonucunu ifade etmektedir. 1980 den bu yana aramalara yeterince önem verilmemesi nedeniyle maden potansiyelimizin bilinenden çok daha fazla olduğu söylenebilir[21].
Diğer yandan saptanmış maden kaynaklarımızdan bazıları gerekli teknoloji ve sağlanamadığı için atıl kalmış ya da yeterince değerlendirilememiştir. Malatya-Hasançelebi, Bingöl-Avnik demir yatakları, Mazıdağ fosfat yatağı vd. bunun örneklerindendir.
Madenciliğin yüksek katma değer yaratan, emek yoğun bir sektör olması, ülke sanayinin gelişimine ve işsizlik sorununun çözümüne önemli katkılar sağlayacak bir potansiyel ortaya koymaktadır. Diğer yandan madenlerin “yenilenemez” kaynaklar olması bu varlığın en verimli şekilde değerlendirilmesini zorunlu kılmaktadır[22].”
Özellikle katma değeri yüksek olan bor madenleri ve diğer madenlerin mülkiyetinin ağırlıklı olarak milli servet ve aklı başında milli(Türk) beşeri sermaye tarafından yönetilmesi son derece önemlidir. Bor madenciliği ile ilgili en büyük sıkıntı, bu alanda yeterli derecede fon sağlayacak ve yeni mamullerin üretilmesinde aktif rol oynayacak, mülkiyetin çoğunluğu milli servet tarafından yönetilen, Çok Uluslu bor sanayi şirketinin yokluğudur. Hammaddesi işlendiği taktirde, 4 veya 5 kat ek katma değer sağlayacak bu sektörün geliştirilmesine öncelik verilmeli ve hammaddelerimiz ucuza yurtdışına satılmamalıdır. Hammaddenin işlenmesini Türkiye’de sağlayacak milli sermayenin ağırlıkta olduğu ve çok uluslu yabancı sermayenin de ortak olacağı bir bor ürünleri üretim şirketinin Türkiye’de kurulması ve uluslararası alana açılması için güçlü bir siyasi, ekonomik ve mali duruş şarttır. Bor madenleri hammadde olarak satılmamalıdır. Ancak, bora dayalı mamul ve yarı mamul üreten işletmelerinin kurulması çok yüksek mali kaynak ve uluslararası anlaşma gerektirdiğinden milli sermayenin ağırlıkta olduğu uluslararası konsorsiyuma gidilebilir.
Bununla birlikte, maliyeti karşılaştırılmalı olarak daha düşük uluslararası maden kaynakları dikkate alınmalıdır. Eğer bu kaynakların tedarik maliyeti, milli kaynakların maliyeti ile karşılaştırmalı olarak daha düşükse, göreceli olarak düşük olan hammaddelerin tedarikine gidilmeli, milli(ulusal) kaynaklar mümkün olduğu derecede korunmalıdır(Türkiye’de verimli orman alanlarının korunması ve doğalgaz tedarikine gidilmesi gibi). Çünkü, uluslararası alanda ilgili hammaddeler kıtlaştıkça milli hammaddelerin değeri daha çok artacaktır[23].
Mobilya sektöründe ve çevre korunmasında dünyada yüksek verim sağlayan ve toprak oluşumunda ve toprak verimliliğinin korunmasında etkinlik sağlayan ağaç ve bitki türleri araştırılarak saptanmalı, bu türlere göre yapılacak olabilirlik etütlerine göre katma değeri yüksek mîllî ağaçlandırma(VASIFLI ORMAN ARAZİLERİNİN OLUŞTURULMASI), ormanlaştırma ve ilgili bitki seferberliğine, olması gereken baraj yapımlarına öncelik verilmelidir. Kısacası musluklarımızdan içilebilecek sağlıklı su akmalıdır.
——————————————————————————–
BİLİŞİM SEKTÖRÜ ÜRÜNLERİ, ULUSLARARASI PAZARLAMACILIĞI VE REKLAMCILIK[24]
Microsoft Avrupa Başkan Yardımcısı Neil Hollaway, kalkınmada önceliğin bilişim sektörüne verilmesi gerektiği konusunda Türkiye’yi uyardı. Bilişim, eğitim ve kamu hizmetlerinde yüksek katma değer sağlıyor, düşük maliyetlerle de istihdam yaratıyor. İstanbul’da düzenlenen Microsoft Zirvesi, Türkiye’nin bu alanda geri kaldığını bir kez daha ortaya koydu. Hollaway, Türkiye’nin potansiyelini gerçekleştirmesi için, bilişimin en fazla yatırım yapılması gereken alanlardan biri olması gerektiğini söylüyor. Ancak unutmamak gerekir ki, Türkiyede kullanılacak yazılımların stratejik olarak Türk yazılım şirketleri tarafından geliştirilmesi zorunluluktur.
http://www.tubisad.org.tr/haberler/haber31.html
http://www.buik.net/subcommittee/kariyer/showarticle.asp?aid=46
http://www.emo.org.tr/resimler/ekler/06449df952ee5a6_ek.pdf?dergi
——————————————————————————–
YAZILIM SEKTÖRÜ
Yazılım sektörü doğru yönlendirilirse, Türkiye için yararlı ve verim artırıcı bir sektör olabilir. Yazılımın sektörler hiyerarşisinde önemli bir yeri vardır, diğer üretim sektörleri için bir değer katkısı yaratabilir, verimlilik ve üretkenliği artırabilir. İstihdam yaratır, enerji giderleri ve ithal girdisi çok azdır, vergi ve ihracat gelirlerini artırır, bilgi toplumu olmayı, ülkelerin kültürel, entelektüel ve e dönüşümünü kolaylaştırır. Yerel yazılımlar ülke özelliklerine ve stratejik sırların tutulmasına uygun olduğundan, hem e dönüşüme destek verir, hem de ülke ekonomisinde önemli yer tutan KOBİ’lerin güçlenmesi ve daha rekabet edebilir hale gelmesinde kullanılabilir. İşletmeler bu yazılımlarla kurumsal kaynak planlamalarını daha etkin şekilde yerine getirebilir, zaman tasarrufu etkin şekilde sağlayabilir, maliyet minimizasyonu ve kar maksimizasyonu için küresel ölçekte pazar araştırması etkin şekilde yapılabilir. Yazılımın gelişmesi ve yaygınlaşması kayıtdışı ekonominin dizginlenmesine yardımcı olur, bu da yazılımı olumlu etkileyeceğinden bir erdemli döngü sağlanabilir.
Bilgi Toplumu Stratejisi ile aynı anda Yazılım Sanayicileri Derneği(YASAD) sponsorluğu ile gerçekleştirilen Türkiye Yazılım Stratejisi dikkate alınmalıdır. Milli sermaye ile üretilen yazılımlara ve şirketlerin kurumsal yönetiminin üretilecek yazılımlarla desteklenmesine önem verilmelidir. Çünkü, milli servet çoğunluğuna dahil olan Türk Şirketlerine ilişkin bilgiler ve iç kontrol sisteminin yerel yazılımlarla oluşturulması, stratejik gizlilik açısından önem taşımaktadır.
Bununla birlikte, Türkiye’de yazılım sektörü ile ilgili en büyük sıkıntı, bu alanda yeterli derecede fon sağlayacak ve küresel boyutta yeni gelişmelere imza atacak milli servetin çoğunlukta olduğu, kurumsal kaynak planlamasını ve işletmelerin iç kontrol sistemi planlamasını dikkate alacak kurulması gerekli bir milli Türk – yazılım şirketinin yokluğudur. Yazılım alanında uğraşanların bir çoğu, KOBI halinde faaliyetlerini sürdürmekte ve mevcut yabancı ürünlerin tanıtımı ve pazarlamacılığı yapılmaktadır. Bu sektörde astolan ise ARGE faaliyetlerine yeterli derecede kaynak sağlayacak; böylece finans, muhasebe, pazarlama, yönetim, üretim süreci(endüstriyel otomasyon), tıp ..vb alanlarında yeni yazılımları geliştirecek ve bu ürünleri ulusal uluslararası arenada pazarlayacak milli yazılım şirketlerinin kurulmasına ve ürünlerinin pazarlanmasına öncelik verilmelidir. Bu nedenle, ilgili yazılımların geliştirilmesi için yazılım mühendisleri ile diğer bilim dalları arasında işbirliği şarttır(bilim dalları – yazılım mühendisliği ve KOBİ’ler arasında işbirliği gibi)[26]. Şu unutulmamalıdır ki, yazılım stratejik olarak Türk firmaları tarafından geliştirilmezse şirketlerin veri madenciliğinde gizlilikte azalır.
——————————————————————————–
SAĞLIK SEKTÖRÜ, İLAÇ SANAYİ, KOZMATİK SANAYİ ve ÖZEL HASTANELER
Beni Türk Hekimleri’ne emanet ediniz… M.K. Atatürk
http://birguzelciftiz.blogspot.com/2010/01/beni-turk-hekimlerine-emanet.html
Araştırma Konusu:
“new discoveries in health sector”,
“Value added health products and services”,
“Value added cosmatic products and services”,
“private hospitals”
Sağlık hizmetleri dünyada en pahalı hizmetleri arasındadır. Ülkemiz bu alanda sadece kendi sınırları içerinde kapalı kalmamalıdır. Sağlık sektöründe çalışan bilim adamlarımız, dünyada örnekleri görülen Çok Uluslu ve markalaşmış sağlık şirketleri kurarak, sağlık sektörü mal ve hizmetleri üreterek pekâla ülkelerini yeterli derecede Dünya’da temsil edebilir. Yetiştirilmiş işgücümüz var ama birleştirici milli(Türk) unsurumuz yok ya da eksik. ARGE faaliyetleri için aktardığımız kaynaklar da yetersiz. İşte sağlık sektöründe dünyada öncü belli başlı kuruluşlar:
Özel Memorial Hastanesi, Özel Medicana Hospitals, Özel J.F.Keneddy Hastanesi, Florence Nightingale Hastanesi, Özel Amerikan Hastanesi.
Vivaness 2007
Altenpflege & ProPflege
http://www1.heckmanngmbh.de/start_ap_dePflegemesse
——————————————————————————–
FİNANS SEKTÖRÜ VE BANKALAR
MUDİLERE VE ŞİRKETLERE YÖNELİK HİZMET STANDARDINI VE VERİMİNİ ARTIRMA TEKNİKLERİNİ KULLANAN BANKA HİZMETLERİNİN YAYGINLAŞTIRILMASI
Finans hakkında ilgili yabancı kaynaklara aşağıdaki adresten ulaşabilirsiniz:
Gelen yabancı sermayenin uzun vadeli olması ve özellikle(ağırlıklı olarak) ihracata yönelik(yani iç talebe değil dış talebe dönük) reel sektör yatırımlarında milli sermayenin oy çoğunluğunda olduğu şirketlerle yatırıma yönlendirilmesi sağlanmalıdır.
Ülkemizin cazibesinin artırılması, daha etkin ve olumlu şekilde tanıtılması, iç faiz ve enflasyon oranlarının yeterince düşürülmesi, atıl fonların ekonomiye kazandırılması, Türk girişimciliğin özendirilmesi ve Türk bankaları tarafından desteklenmesi ve teşvik edilmesi, katma değeri yüksek mal ve hizmet sunan milli servetin oy çoğunluğuna sahip olduğu organize sektörlerin oluşturulması, reel milli para arzının rasyonel olarak artırılması ve para talebinin spekülatif olarak artmasının önlenmesi(yatırımcıların girişimciliğinin özendirilmesi ve hisse senedi piyasasında ve şirket tahvillerinde yatırım ufkunun uzatılması), rasyonel ve sosyo-kültürel kararlar alan siyasal çoğunluğun sağlanması(politik riskin azalması) ile mümkün olacaktır. İşsizlik de büyük ölçüde bu şekilde giderilebilir. Yeni teknolojilerin geliştirilmesine(özellikle milli sermayenin oy çoğunluğuna sahip olduğu(en az %51 oy çoğunluğu) çok uluslu(çok kıtalı) şirket yapılanmalarıyla katma değeri yüksek sektörlerde konsorsiyum oluşturmaya, altyapı hizmetlerinin artırılmasına) öncelik verilmeli, ihraç edilen mal ve hizmetlerin standardı ve çalışan kesmin bilimsel standardı artırılmalıdır.
Döviz talebi de caydırılmaya devam edilmelidir. Türk halkı dövize tasarruf amacıyla daha fazla yatırım yapmak yerine, hisse senetleri ve uzun vadeli şirket ve devlet tahvilleri piyasasında aktif rol üstlenmeli, ulusal ve uluslararası ticari ilişkilerde milli(Türk Lirası) para sirkülasyonu daha çok tercih edilmeli ve yeni kurulacak şirketler de, hisse senedi piyasasına yatırımcıların uzun vadeli yatırım yapacak stratejiler geliştirecek şekilde girişimciliğin özendirmeli ve bu şirketlerin serveti, hisse senetleri ve uzun vadeli şirket ve devlet tahvilleri aracılığıyla halka yayılmalıdır. Milli servetin menkul kıymetler piyasasında özellikle yüksek verim sağlayan yerli(Türk) şirketlere aktarılması, fon talebinin daralmasını ve faiz oranlarının düşmesini de kolaylaştıracak, üretim hacmini artıracaktır. Böylece, birçok şirketin kârlılık düzeyi artarken, milli servet ile yeni kurulacak şirketler de bu şekilde özendirilecektir. Hisse senetleri piyasası kişilere ortaklık hakkı sağlar, girişimciliği özendirir ve sermayeyi(mülkiyeti) tabana(halka) yarar. Elinizde 5.000 YTL ile kurabileceğiniz şirket olmayabilir ancak, ortaklık kurarak milli sermaye çoğunluğuna sahip birçok şirkete yatırım yapabilir, istihdamı ve iş olanaklarını artırabilirsiniz. Devlet veya şirket tahvili alarak yapılacak yatırımlara katkı sağlayabilirsiniz. Bu nedenle, gerek hisse senedi gerekse diğer menkul kıymetler satın almak ülkemizin şirketlerine sahip çıkmayı ifade eder ve bu piyasayı kumar olarak değerlendiren zihniyetin değişimini(kısa vadeli elde tutma stratejilerinin yerine uzun vadeli stratejilerin özendirilmesini, milli girişimciliğin ve üretimin artırılmasını) gerekli kılar. Faiz oranlarının yeterince düştüğü varsayımı altında, uzun vadeli şirket tahvilleri de, şirketlerin ucuz fon bulabilmesi için kullanılması etkin yatırım araçları içerisinde yer almaktadır. Bu nedenle faiz oranlarında düşüş ve üretim işletmelerinin sermaye piyasası aracılığıyla ucuz krediye başvurarak tahvil ihraç etmesi, atıl fonların mümkün olduğu derecede ülke ekonomisine kazandırılması önemlidir.
İlk bakışta bu bakış açısı aracı kuruluşlar ve bankalar için pek cazip değildir. Ancak, gelişmiş ülkelerde hisse senetlerine ve tahvil piyasasına yapılan yatırımların büyük bir bölümü uzun vadelidir(çünkü yüksek verim sağlayan makina ve techizat(maddi ve maddi olmayan duran varlık) yatırımlarının da yer aldığı duran varlık yatırımlarının hacmi büyüktür) ve vadenin uzaması bu piyasanın cazibesini ve etkinliğini artırmakta, kısa vadeli dalgalanma şoklarını azaltmakta, ülkenin mantıklı ve tutarlı sanayileşme hamlelerini artırmakta ve ekonomik oranların etkinliğini sağlamaktadır. Özellikle, hisse senetleri uzun vadede tüm yatırım araçlarına görece daha çok kazandırmaktadır, uzun vadeli düşük faiz oranlı şirket tahvilleri şirketlerin düşük maliyetle uzun vadeli fon bulmalarını kolaylaştırmaktadır. Sonuçta yatırım ufkunun uzaması(yatırımcıların menkul kıymetlere yatırım vadesinin uzaması), yatırımcıların piyasaya olan güvenini yansıtacak, işlem hacmini artıracak ve artan işlem hacmi aracı kuruluşların ve bankaların daha büyük kârlılıkla çalışmasına zemin hazırlayacaktır.
Bu nedenle, Türkiye’de özellikle hisse senedi piyasası ve türev araçlar piyasasının tüm yatırım araçlarına görece uzun vadede daha çok getiri sağladığı ve dinsel açıdan sakıncalı olmadığı, türev araçlar sayesinde yatırımcıların spot(anlık) piyasada meydana gelen birtakım risklerden(faiz riski, döviz kuru riski) korunabilecekleri bilim çevrelerince savunulmalı ve Türk halkı ve özellikle de Türk Şirketleri aydınlatılmalıdır. (Çünkü, Türkiye’nin %90′ı Müslüman kesimden oluşmaktadır ve bu açıdan menkul kıymet piyasalarının kumar olarak değerlendirilmesi, %90′lık talebin ve atıl fonların kenera itilmesi ve üretime önem verilmemesi anlamına gelir ve reel sektör açısından sakıncası büyüktür ve milli servetin yabancılaşmasının kapılarını açar. Yatırımcıların, işadamlarının ve çalışan kesimin yatırım ufkunun uzatılması için gerekli çalışmalar yapılmalıdır)
Ayrıca, ülkesinin gelişmesini ve kalkınmasını isteyen bilgili Türk vatandaşı bu piyasada aktif rol almalı, türev araçlar ve hisse senedi piyasaları ile ilgili özel ve reel sektörden her kesime bu alanla ilgili özel eğitimler verilmelidir. Çünkü, bugün ABD’de bu piyasada aktif rol üstlenen kesim çoğunlukla Tıp Dünyası ve Reel Sektör kesimidir. Bilgisiz yerli(milli-Türk) sermayenin bu piyasada yatırım yapması, yabancı sermayenin lehine olacaktır.
Yabancılar Neler Yapıyor?
- Uzun Vadeli Elde Tutma Strateji’ne Önem Verme(Büyük Oranda),
- Hisse senedi piyasasına yatırım, üretim ve kâr gözüyle bakış açısı(kumar gözüyle değil, ki ast olan budur),
-Piyasaları etkin hale getirme(kısa vadeli yatırım stratejilerinin yüksek komisyon bedelleri nedeniyle üstün performans göstermediğini topluma kabul ettirme ve uzun vadede hisse senetlerinin tüm yatırım araçlarına oranla en yüksek getiriye sahip olduğunu ispatlama),
- Yabancı aracı kuruluşların komisyon gelirlerinden daha çok işlem hacmini artırmaya çalışarak gelirlerini artırması,
- Böylece fonları uzun vadede hisse senedi piyasasına yönlendirme, faizleri düşürme ve reel sektör yatırımlarını ucuz ve vadesi uzun krediye bağlı olarak artmasını sağlama, işsizliği azaltma,
- VERGİ KAÇAKÇILIĞI VE VERGİ KAYIRMACILIĞINI ÖNLEME VE VERGİ FİNANSMANINI MODERN TOPLUMLARIN OLUŞTURULMASINDA KULLANMA
Biz Neler Yapıyoruz?
- Kısa vadeli bakış açısı ve hisse senetlerini kumar olarak tanıtma,
- Cari işlemler açığını yüksek reel faiz oranıyla kapatmaya çalışma,
- Milli sermaye girişimiyle katma değerli ürünleri üretip, kar sağlayan işletmeler aracılığıyla vergi toplamanın önüne geçme,
- Komisyon giderlerini düşürmeye rağmen yatırımcıları kısa vadeli alış ve satışa özendirme ve böylece piyasaları etkinsizleştirme ve volatiliteyi(hisse senedinin dalgalanmasını ve şokları) artırma,
- Hisse senedi çok riskli batırır diyerek Türk Milleti’ni ve şirketleri yüksek faize yönlendirme. Böylece, fon talebini arttırma ve faizlerin yükselmesini sağlama ve/veya düşmesini engelleme ve üretimi azaltma,
- Atıl fonların finans sektörü aracılığıyla reel sektör yatırımlarına yönelmesini engelleme, reel sektör yatırımlarının faiz artışlarına bağlı olarak azalmasını sağlama, milli(Türk) servetinin oy çoğunluğuna sahip olduğu şirketlerin halka açılarak istikrarlı fon bulmalarının önüne geçme. (BURASI ÇOK ÖNEMLİ). Şu unutulmamalıdır ki üretimi finanslamayan para para değildir.
- VERGİ KAÇAKÇILIĞINI VE VERGİ KAYIRIMCILIĞINI ÖZENDİRME VE TOPLANAN VERGİLERİN MODERN TOPLUM YATIRIMLARINI FİNANSE ETMESİNİ ÖNLEME…
——————————————————————————–
BİLİM ADAMLARI VE AR-GE FAALİYETLERİNE ÖNCELİK VERİLEN VE YETERLİ DERECEDE FONLANAN ÜNİVERSİTELER
Bugün üniversitede yer alan bilim adamlarının büyük sıkıntısı, devlet – üniversite – özel sektör arasındaki kopukluktur. Devlet, üniversitelere ARGE faaliyetleri için yeterli kaynak aktaramamakta, üniversitelerde yeterli kaynak bulunamadığından dolayı etkin ve verimli proje etüdleri yapılamamakta, özel sektörde ise, kendi kaynakları ile üniversite arasında yeterli derecede etkin çalışmalar gerçekleştirilememektedir. Önemli olan, devlet – özel sektör – üniversite arasındaki milli işbirliğini güçlendirmek, birlik içinde katma değeri yüksek yatırımları ve büyük kalkınmaları gerçekleştirebilmektir[27].
——————————————————————————–
DEMİR-ÇELİK VE MADEN SEKTÖRÜ
Araştırma Konusu:
“new inventions in iron and steel industry”,
“innovation iron and steel industry”
“iron and steel industry”,
“value added iron products”,
“value added steel products”
Elektrik, elektronik, tershane, savunma, demiryolu taşımacılığı, makine-imalat, havacılık, otomotiv, gayrimenkul ve müteahitlik gibi birçok yan sanayinin temel yapıtaşı olan demirçelik ve maden sektörünün ülke ekonomisi açısından önemi büyüktür. Bu nedenle, özel sektörde dahi olsa, milli servet tarafından mülkiyetine sahip olunması(en az %51) son derece önem taşımaktadır. Dünya çelik üretim istatistiklerine baktığımız zaman Türkiye’deki oranların tam tersini görmekteyiz. Türkiye’de 2000 yılında, üretim yöntemi açısından, toplam üretimin %64’ü elektrikli ark ocaklı tesisler tarafından, geriye kalan %36’sı ise entegre tesisler tarafından gerçekleştirilmiştir. ENTEGRE TESİSLERİN SAYISI ARTIRILMALIDIR. Dünyadaki üretimin %70’i entegre tesislerde gerçekleştirilirken, ancak %30’u EAO’lı tesislerde üretilmektedir. Ayrıca Türkiye’de 2000 yılında, ham çelik üretiminin, %81’i uzun ürünlere, %17’si yassı ürünlere ve %2’si vasıflı çeliğe yönelik yapılmıştır. Bunun tersine, dünya üretiminde yassı ürün payı %65, uzun ürün ise %35’lerdedir. YASSI VE UZUN ÇELİKLERİN SAYISI ARTIRILMALIDIR. Gelişmiş ülkelerde yassı aynı kalmak üzere, alaşımlı çelik üretimlerinin payı da %15’lerdedir.
Türkiye’de entegre tesislerin sayısı dolayısıyla, yassı ürünlerin ve vasıflı çeliğin üretim hacmi artırılmalıdır. Ayrıca, üniversite-sanayi-KOBİ’ler arasında işbirliği yaygınlaştırılmalı, teknoloji destek ve geliştirme merkezleri, yeni teknoparklar ve teknoloji enstitüleri kurulmalı, Ar-Ge ve işçilere eğitim destekleri artırılmalıdır.
——————————————————————————–
ELEKTRONİK, MOTOR SANAYİİ VE MAKİNE İMALAT SEKTÖRÜ[28]
(İHRACATTA LOKOMATİF OLAN SEKTÖR)
Türkiye elektronik ve makine – imalat sanayinde son yıllarda büyük atılımlar gerçekleştirdi. Özellikle, bu sektördeki gelişmeler takdir edilecek düzeydedir ancak, yeterli seviyede değildir. İlgili sektörlerin daha çok gelişmesi, tersane ve gemi, demiryolu, havayolu, savunma sanayii, gayrimenkul ve otomotiv gibi katma değeri yüksek sanayilerin gelişmesini sağlayacak ve ekonomide çarpan etkisi yaratarak sanayi sektörünün gelişmesine büyük katkı sağlayacaktır. Ayrıca, elektronik ve makine-imalat sanayinin, yüksek katma değerli yazılım, rabot sanayileri ve yüksek teknoloji ile desteklenmesi gerekmektedir. Elektronik, makina imalat, otomotiv…vb sanayilerinde özellikle yan sektörlerin ağırlıklı olarak milli sermaye tarafından kurulması büyük önem taşımaktadır. Önemli olan bir unsur olan, milli sermayenin ağırlıkta olduğu yeni teknolojik gelişmelere göre dizayn edilerek üretilecek motor(otomotiv, iş makineleri ve uçaklar için) sanayinin de geliştirilmesi için gerekli çalışmalar yapılmalıdır[29].
——————————————————————————–
TERSANE VE GEMİ SANAYİİ[30]
Tersaneler yoğun istihdam sağlayan, çeşitli yan sanayi ürünlerinin kullanıldığı emek – yoğun endüstri grubundadır. Ülke sanayine katma değeri yüksektir. Birçok mühendislik dalı ve teknik çalışmanın ürünüdür. Gemiler tüm dünya denizlerinde ticaret yaptığından, üzerindeki teçhizat ve her türlü malzemenin dünya kalitesinde olma mecburiyeti vardır. Tersane ve gemi sanayinin gelişmesi, büyük ölçüde demir-çelik teknolojisinin ve organize tersane sanayi bölgelerinin gelişmesine bağlıdır.
http://www.egeekonomisi.com/haber_detay.php?hid=3953
International Shipping, Shipbuilding, Ports and Offshore Energy Exhibition:
http://www.setcorp.ru/exb/index.phtml?language=english&Ex=n07
Uluslararası Gemi İmalatı, Denizcilik ve Liman Endüstrisi Fuarı:
http://www.dentur.org/Show_Content.asp?PageID=1096&RegID=007&ContID=2370
——————————————————————————–
MODERN RAYLI SİSTEMLER, DEMİRYOLU TAŞIMACILIĞI[31]
En az maliyetle yüksek gelir getiren bu sektör, alternatif seçeneklerine görece daha caziptir ve katma değeri daha yüksektir. En büyük fırsat maliyeti ise, ithal petrol girdisini dolayısıyla dışa bağımlılığı ve trafik kazalarını azaltacak olması ve zaman tasarrufudur. Türkiye’nin bu alandaki en büyük eksikliği, demiryolu taşımacılığının(özellikle yük, hızlı tren, metro, tranvay yolcu ve yük taşımacılığının) yetersiz olması, gelişmiş ülkelere oranla kalitenin ve sefer sayısının yetersiz kalması ve hızlı tren altyapısının ve modern raylı sistemler işletmeciliğinin yapım aşamasında olmasıdır. Taşımacılık maliyetinin havayolu, deniz ve karayoluna oranla son derece düşük olduğu düşünülürse, milli servete sahip özel sektör işletmelerinin vergiler aracılığıyla kaynaklarını bu sektöre aktararak sektörün gelişmesine yardımcı olmalıdır. Modern raylı sistemlerin ve taşıtlarının, sefer sayılarının artırılması; teknolojisinin yenilenmesi ve modernizasyonu için etkin altyapı yatırımlarına ve uluslararası alanda kurulacak milli servet çoğunluğuna sahip işletmelerle demiryolu ürünlerinin ihracatına önem verilmeli ve devlet teşekkülü ile yatırımlar desteklenmelidir. Demir yolu ağlarının artmasının mantığı şudur: Demir yolları devlete çok önemli finansman kaynağı sağlar. Ülkenin petrol kaynaklarının işlenerek, katma değeri artırılarak yurt dışına pazarlanması(ihracat hacminin artması), ülke içerisinde ise modern demiryolları aracılığıyla devletin finanslanması önemlidir. Bu bile önemli ölçüde cari açığı kapatır.
http://www.utikad.org.tr/haberler//haber_oku.asp?haber=493
http://www.railway-technical.com/
http://www.tcdd.gov.tr/yuk/yurticibilgi.htm
http://www.yuksekovahaber.com/author_article_detail.php?id=520
——————————————————————————–
UÇAK SANAYİİ VE HAVAYOLU TAŞIMACILIĞI
Yük ve yolcu taşımacılığında zamandan büyük tasarruf sağlayan, yüksek teknolojiye dayalı ve savunma sanayinin bir kolunu oluşturan bu sektörün gelişmesi, büyük önem taşımaktadır. Sektörün gelişmesi, özellikle makine-imalat, yazılım yan sanayilerinin gelişmesine, ARGE faaliyetlerine, sürekli gelişmeye, sponsorluk tanıtımlarına ve yenilenmeye büyük ölçüde fon aktaran kuruluşlar tarafından gerçekleştirilebilir.
“Cumhuriyet döneminde havacılık, Atatürk’ün “İstikbal göklerdedir” vecizesinin ışığı altında hızla geliştirildi. Milli Kurtuluş Savaşı’ndan sonra Hava Harp Okulu geliştirildi ve eğitim amacıyla yurtdışına öğrenci gönderildi. 1928′de Hava Müsteşarlığı ile birlikte, üç hava taburu kuruldu. Bu taburlar 1932′de alay, 1939′da tugay, 1943′de de tümen haline getirildi. 1939′a kadar Hava Kuvvetlerine ait birlikler, alay ve bağımsız tabur halinde ayrı ayrı, hareket ve eğitim yönünden Genelkurmay Başkanlığına, lojistik destek ve personel ikmali yönünden de, Milli Savunma Bakanlığına bağlı idi. 22 Mayıs 1939′da Hava Kuvvetlerinin taktik sevk ve idaresini kolaylaştırmak amacıyla teşkilat değişikliği yapılarak bölge esasına göre düzenlemeye gidildi.”
“Yeşilköy’de, Nuri Demirağ’ın kurmuş olduğu ilk uçak fabrikası ve NU36 uçağı; Kayseri Tayyare Fabrikası’nda üretilen uçaklar ve Türk Hava Kurumu’nun Etimesgut’ta 1956′ya kadar sürdürdüğü çeşitli tipteki uçakların üretiminin sürdürülememesinin hikayeleri, nedense bu konuyla ilgilenenlerin hep yüreklerini burkmuştur. Yabancı, ithal ürünlere olan hayranlığımız ve “Biz kaliteli ürün üretemeyiz!” diyen zihniyetimiz, havacılık sektörüne zarar vermiştir. Yüksek teknoloji üreten bir toplum olmamızı istemeyen dış güçler ise ürünlerini özellikle ucuz vererek, yerli sanayiimizi öldürmek için zemin hazırlamışlardır. Halbuki ithal ürün hiç bir zaman ucuz değildir. Bedeli işsizlik, vasıflı insan kaynağının daha yavaş gelişmesi, refahın gecikmesi olarak ödenir.”
——————————————————————————–
NANO-TEKNOLOJİ[32]
“Şimdiden nanoteknoloji sayesinde kendi kendini temizleyen boyalardan, kirlenmeyen kumaşlara; esnek ama daha dayanıklı betondan, elmas kadar sert kaplamalara; kanserli hücrelerin vücuda zarar vermeden öldürülmesinden, günlerce etkisini kaybetmeyen kremlere; tek şarbon mikrobunu bile algılayabilen sensörlerden, bakterileri öldürdüğünden dolayı kokmayan çoraplara, ve mikrop barındırmayan buzdolaplarına kadar şaşırtıcı nanoteknoloji uygulamaları var.
Dünyada, bu yüzyılın yeni kritik teknolojisine karşı yatırımlarının yönünü belirlemiş durumda. ABD, Avrupa Birliği ve Japonya, kamu kaynaklarından nanoteknolojiye aktardıkları kaynakların miktarı yıllık 1 milyar doların üzerinde ve hızla artmaya devam ediyor. Nanoteknolojiye yatırım yapan ülkeleri ise, üç kategoriye ayırmak mümkün. Nanoteknolojinin önemini çok erken kavrayan Almanya ve İsrail gibi ülkeler 1980′li yıllardan başlayarak nanoteknoloji araştırmalarını desteklemeye başlamışlar hala da destekliyorlar. İsrail birkaç ay önce açıkladığı plana göre önümüzdeki 5 yıl için 240 milyon dolar tutarında bir yatırım yapacak. Aralarında ABD, Japonya, Güney Kore ve bazı Avrupa Birliği ülkelerinin de bulunduğu grup da, 1995’ten sonra, nanoteknolojiyi öncelikli alan olarak belirleyip desteklemeye başlayan ülkelerden. Daha önceleri fazla yatırım yapmamış ama son yıllardaki eğilime paralel olarak nanoteknolojiye yatırım yapmanın gerekliliğini kavramış ülkeler ise hızla nanoteknoloji altyapılarını tamamlamak için gerekli yatırımları yapmaya çalışıyor. Bunlardan biri olan Güney Afrika 2006 sonunda açıkladığı plana göre önümüzdeki 3 yıl içerisinde nanoteknoloji araştırmalarına 170 milyon dolar kaynak aktaracak. Başka bir örnek ise, Rusya. Rusya, 2015 tarihine kadar 7 milyar dolar kaynağı nanoteknoloji araştırmaları için kullanacak. Diğer yandan nanoteknoloji araştırmalarının pahalı olması gelişmiş ülkelerde kaynakların bir yerde toplanıp ortak projelerle ulusal kullanıma açılmasına sebep olmuş durumda. 2006 yılında faaliyete geçen ABD Enerji Bakanlığının desteklediği 5 nanoteknoloji araştırma merkezinin her biri için de, 100 milyon dolar kaynak harcanmış durumda.
2025 yılına kadar her alanda gelişmesini tamamlayıp yaşantımızın her alanına girecek nanoteknolojide araştırma işlevi her şeyden daha çok önem taşıyor tabii bu anlamda yapılacak yatırımlar da. ABD’de doğrudan başkana bağlı olarak yürütülen nanoteknoloji araştırmaları, ülkemizde son bir kaç yıldır devletimiz tarafından desteklenmeye başlanmış durumda. Devlet Planlama Teşkilatı (DPT) 2005 yılında, Bilkent Üniversitesi’nde ulusal bir nanoteknoloji mükemmeliyet merkezinin kurulmasına karar vererek ilk etapta 11 milyon YTL’lik bir kaynak aktardı. Bunun yanı sıra, gelinen noktada UNAM’ın DPT kaynakları ile cihaz altyapısı tamamlanmış durumda. UNAM artık nanoteknoloji araştırmaları için bu ekipmanları bünyesinde barındıran tek ulusal merkez olma özelliğini de taşıyor.
Ayrıca merkez, kadrosunda yurtdışından beyin göçü ile gelen pek çok uzman araştırmacıyı ve başarılı çalışmalara imza atan pek çok akademisyeni barındırıyor. Yani bazı şeyleri geriden takip ettiğimiz söylense de, aslında anlı şanlı bir nanoteknoloji araştırma merkezimiz bulunuyor. Diğer yandan nanoteknoloji ve nanobilim alanında ülkemizde çalışan diğer üniversite ve kuruluşlar arasında ise ODTÜ, İTÜ, Koç, Sabancı, Ege Üniversiteleri, TÜBİTAK, Gebze Yüksek Teknoloji Enstitüsü bulunuyor. Özel sektörde de Arçelik, Vestel, Korteks, DYO, kamu kuruluşlarında Roketsan, TAI bu konuda çalışmalar yapıyor”[33].
——————————————————————————–
GAYRİMENKUL YAPIMI, MİMARLIK VE İÇ DEKORASYON[34]
Özellikle, çelik yapı(konstrüksiyon) ve hazır betona dayalı inşaat sektörünün katma değeri yüksektir. Çelik yapı yöntemi ile yapılan binaların katma değeri görece daha yüksektir. Çünkü, bu tür binalar, görece daha sağlamdır, iş hanı olarak kullanıldığından dolayı maliyetine oranla satış fiyatı da daha yüksektir. Sadece bu alanda bilim ve iş adamı yetiştirmek önemli değildir. Ast olan bu bilim ve iş adamlarını ortak çatı altında toplayacak, milli servetin oy çoğunluğuna sahip olduğu çok uluslu bir şirket yapılanmaları ile dünyaya açılmaktır. Katma değeri yüksek gayrimenkul sektörünün gelişmesi büyük ölçüde, uluslararası mimari araştırmalara, kaliteli çelik üretiminin artmasına, nano-teknolojinin gelişmesine ve madencilik sektörüne bağlıdır. Gayrimenkul sektöründe uğraşan yatırımcılarımızın ve mühendislerimizin peysaj mimarlığına, nanoteknoloji ve çelik konstrüksiyona dayalı mimari eserleri geliştirmelerine destek sağlayacak projeler devlet sektörü tarafından desteklenmeli, milli sermayenin ağırlıkta olduğu(en az %51 gibi) çokuluslu mülkiyete sahip şirketlerin kurulması için gerekli çalışmalar yapılmalıdır[35].
——————————————————————————–
OTOMATİV SANAYİİ[36]
Türkiye otomotiv sektöründe taklit çağını çoktan geçmiş yaratıcı mühendisleri ve pazarlamacıları bağrında bulundurmaktadır. İhracata yönelik otomativ sanayi gelişmesi demirçelik, elektrik, bilişim, teknoloji – rabot, lastik, motor…vb yan sanayilerin gelişmesine bağlıdır. Ağırlıklı olarak ihracata yönelik otomotiv sanayinin gelişmesi, yan sanayileri ile birlikte ülke ekonomisinin hızla kalkınmasına katkı sağlayacaktır. Bu nedenle otomotiv sanayinde teknik gelişmeler(özellikle de elektrikli motor teknolojisi) ve ilerlemeler küresel ölçekte takip edilmeli, yan sanayilerin ağırlıklı olarak milli sermaye ile oluşturulmasına(Türkiye’de ortaklık payı ağırlıklı olarak Türk Sermayesi tarafından kurulması önemlidir) öncelik verilmelidir.
——————————————————————————-
KENTSEL DÖNÜŞÜM PLANI VE VERİMLİ OVALARIN, ORMAN ALANLARININ GERİ KAZANILMASI
Bugün Adapazarı ovası Türkiye’nin en verimli topraklarına sahip olmasına rağmen, betonarme binalarının kurulması ve çarpık kentleşme sonucunda yok olmaya yüz tuttu. Yüksek katma değer Verimli ovalarımız, topraklarımız ve orman alanlarımız kaybedilirse, ne ekecek ne de dikecek alanımız kalacaktır. Kentsel dönüşüm projelerinin geliştirilmesi, modern kentlerin kurulması ve verimli ovaların, sanayiye dönük yüksek verim sağlayan orman alanlarının katma değeri yüksek mahsul üretimi(katma değeri yüksek meyvecilik, arıcılık, hayvancılık…v.b) için geri kazanılması, katma değeri ve çevre koruması yüksek milli ağaçlandırma faaliyetlerine öncelik verilmesi şarttır.
1999 yılında Adapazarı ovasında ölen kişi sayısı, Konya ovasının ve diğer ovaların çölleşmesi ve kaybedilen toplam mahsul kârı düşünülürse, ussal hareket edilmesi gerekliliği ortaya çıkar. Aksi durumda, iktisadi olarak kaynakların optimum dağılımı ve dengeli kalkınma gerçekleşmez. Bu nedenle, binaların mümkün olduğunca verimi yüksek toprakların üzerine kurulmaması, gayrimenkullerin ve modern konut projelerinin depreme karşı korumalı yapılması, kentsel strateji olarak sosyal hizmet verecek binaların düzenlenmesi, verimli arazilerin geri kazanılması, katma değeri yüksek tarımsal sanayiye dayalı hasılanının yükseltilmesi ve olması gereken iklim koşullarının değişmemesi önemlidir.
KOP(Konya Ovası Projesi) http://wowturkey.com/forum/viewtopic.php?t=27868
SOP(Sakarya Ovası Projesi)
GAP(Güneydoğu Anadolu Projesi)
ve diğer Türkiye Ovaları projeleri…
http://www.scribd.com/doc/18096777/Colleme-le-Mucadele-Ulusal-Eylem-Plan
KATMA DEĞERİ YÜKSEK MEYVECİLİK VE PAZARLAMA TEKNİKLERİ İÇİN:
http://www.e-fidancim.com/?gclid=CKGN8OL73KcCFUco3woduRGq-A
http://www.ocakfidan.com/?gclid=CLun4oeE7KcCFZoT3wodGCnwcw
http://www.cevizfidan.com/ceviz.htm
http://www.lpghaber.com/Boyabat%60ta-Yuksek-Verimli-Meyve-Bahceleri-Kuruluyor–haberi-327046.html
http://www.turkoglufidancilik.com/
http://www.ciceksera.com/index.asp?bolum=kategoriler&kategori=2
http://www.bostantarim.com/?part=haber&gorev=oku&id=7772
http://www.manisarehber.org/http.php?r=http%3A%2F%2Fwww.alganasmafidani.com
http://www.cevizfidan.com/badem.htm
http://www.soruman.com/katma-degerli-satis/
——————————————————————————
ENERJİ SEKTÖRÜ, SU KAYNAKLARI ve BEYAZ EŞYA SANAYİİ[37]
Üretilen mamullerin maliyetlerine yüklenen enerji giderlerinin düşürülmesi ve ucuz ve kaliteli diğer enerji kaynaklarının, bu kaynakları kullanan sektörlerin gelişmelerine bağlı olarak artırılması şarttır. Üretilecek enerji kaynakları sosyal maliyeti ele alan maliyet-kârlılık oranı yüksek olan ve yapılabilir, mantıklı ve tutarlı projelerde kullanılmasına dikkat edilmeli ve milli servetin israfından mümkün olduğunca kaçınılmalıdır. Ayrıca enerji kaynakları en iyi şekilde çeşitlendirilerek, ulusal ve uluslararası risklerden korunmalıdır[38].
“high-efficiency power generation”
NİTELİKLİ BİLİM ADAMLARI AÇISINDAN TERSİNE, TİCARET AÇISINDAN DIŞA DÖNÜK BEYİN GÖÇÜ
Araştırma Konuları:
“New developments in the education sector”
“educating value added labor”
“Eğitimli insan kaynakları ekonomik açıdan her ülkenin en değerli varlıklarıdır. Çünkü, ülke ekonomisinin ve ülke içindeki işletmelerin gelişip büyüyebilmesi, uluslararası piyasalarda söz sahibi olabilmesi, verimliliğini arttırabilmesi için en önemli araç insanın “zihinsel” emeğidir. Başka bir deyişle, bir ülke ekonomisinin veya bir işletmenin uzun vadede başarısı sahip olunan insan gücü kaynaklarının nitelikleri ile sınırlı ve orantılıdır. Fiziksel (makineler/tesisler), mali veya doğal kaynaklar ne denli büyük olursa olsun nitelikli insan gücü olmadan ne ülke ekonomisinin ne de işletmelerin uzun vadede istikrarlı bir başarıya ulaşması olası değildir.
Beyin göçü denince sadece GOÜ’den GÜ’e göç edenlerin geri dönüşünü anlamamak gerekir. GÜ’de yüksek nitelikli bilim adamları mevcuttur. GOÜ bu kişilerin kişilerin niteliklerinden yetiştirilmiş milli beyinleriyle sanayide, eğitimde, askeriye de…vb alanlarda bu kişileri kullanarak yararlanabilir. Bu sayede GÜ’den GOÜ ekonomilerine ve işletmelerine paha biçilemeyecek bir “bilgi, beceri ve deneyim” akımını aktarma olanağı olacaktır. Böylece, bir yandan Batı’nın daha gelişmiş teknolojik ve örgütsel becerileri GOÜ’e aktarılırken bir yandan da üretilen katma değerin daha hızlı büyümesi, yani hızlandırılmış verimlilik artışı, mümkün olacaktır.
Türkiye “tersine beyin göçü” konusunda önemli bir avantaja sahiptir. Çünkü, kısa dönemde yararlanabileceği büyük bir potansiyeli vardır; Türkiye dışında yaşayan ve gelişmiş ülke okullarında çağdaş ekonomilerin gerektirdiği eğitimi almış ve bu bilgileri milli süzgeçten geçirmiş ve eğitimi almakta olan on binlerce Türk kökenli insan. Bu kişiler ve ilgili alanında yaratıcı yeteneği ile kendini kanıtlamış yabancı bilim adamları, Türkiye’de ilgili alanında verimli şekilde eğitim alacak ve yaratıcı düşünceleri yetiştirilecek kişilerin eğitimlerinde kullanılmalıdır. Bu potansiyelden etkin bir şekilde yararlanılabilmesi durumunda nitelikli insan açısından Türkiye ekonomisi büyük bir kazanç elde etmiş olacaktır.”
http://www.bilgiyonetimi.org/cm/pages/mkl_gos.php?nt=409
Ayrıca, eğitim seviyesi yüksek ve üretilen katma değeri yüksek mal ve hizmetlerin uluslararası alanda pazarlanması amacıyla oluşturulacak organizasyonlar ve uluslararası ekonomik, ticari, kültürel, bilimsel ve askeri ilişkiler için dışa dönük beyin göçü de oldukça önem taşımaktadır. Bu amaçla yurtdışından her ülkeden seçilecek yabancı ticaret elçilerine eğitim verilerek, yurtdışında şirketlerin açılmasında bu kişiler kullanılabilir.
——————————————————————————–
TARIM SEKTÖRÜ VE SANAYİİ, GDO’YA KARŞI ORGANİK TARIM, ÇÖLLEŞMEYE KARŞI MÜCADELE, TOPRAK VERİMİNİN KORUNMASI VE ARTIRILMASI, DÜNYANIN EN VERİMLİ TOPRAKLARININ OLUŞUMUNU ve BİLEŞİMİNİ İNCELEME, VERİMLİ TOPRAK ARAZİLERİNİN VE VERİMLİ ORMAN ALANLARININ GERİ KAZANILMASI, VASIFLI-MİLLİ AĞAÇLANDIRMA PROJELERİNE ÖNCELİK VERME
Araştırma Konuları:
“new developments in the agricultural industry”,
“new value added organic products”
“value added organic agriculture(farming)”,
“value added organic livestock production”
“çölleşmeyle mücadele yöntemleri”
“Methods of combating desertification”
“the resurrection of nature”
- dünyanın en kaliteli şeker pancarı ve tohumu nedir?
katma değerli şeker pancarı üretimi http://www.amitytech.com/sugar-beet-equipment/world-leader
- dünyanın en kaliteli yün tohumu nedir?
katma değerli yün üretimi http://www.qualitywool.com/
katma değerli pamuk üretimi http://www.cottoncomfortzone.com/best-cotton-in-the-world.html
http://www.youtube.com/watch?v=nuZ_g0956P4
Gen Koruma – Tohum Islahı ve Organik Tarım:
Toprak bir ülkenin en değerli milli üretim faktörüdür. Toprak kaybı ise üretim faktörünün yokolması anlamına gelir. Topraktan elde ettiğiniz hasılayla araba, ev satınalabilir, cari işlemler açığını kapatabilir, yeni şirketler kurabilirsiniz. Ancak, üretim faktörü olan toprağınızı ve üretim faktörü olan hayvanlarınızı satıp ev, araba satınalmaya kalkarsanız artık üreten Türk toplumu olma özelliğini kaybeder, köle haline gelen bir toplum haline gelirsiniz. Bu nedenle, Müslüman ve Türk toplumu olarak topraklarınızı elinizde tutmalısınız. Hatta Türk ve müslüman bir toplum olarak, sahip olduğunuz topraklarda ve su alanlarında aranızda ortaklık kurup katma değeri yüksek organik tarım ürünlerini üretip, katma değerli satış tekniklerini kullanarak üretilen ürünleri dünyanın beş kıtasını analiz ederek ihraç etmelisiniz.
Dünya ölçeğinde yüksek katma değer sağlayan(katma değerli üretim teknikleri: aşılama … v.b üretim teknikleri) yeni ekolojik(organik) tarım ve su mahsullerinin üretimine ve bu mahsul tohum ve fidelerinin ıslahına, en kaliteli organik tahılların üretilmesine ve hayvan verimliliği için olması gereken bileşenlerinin belirlenmesine ve yetiştirilen bu ürünlerin ihracatına ağırlık verilmelidir. Bunun için Türk topraklarının ve su alanlarının büyük bir bölümü tarıma açılmalı, ekolojik denge standartları – çölleşmeye karşı mücadele, modern sulama teknikleri ve toprak ve su verimliliğini artırma ve erezyonu önleme tekniklerinden(yöntemlerinden) mümkün olduğu ölçüde yararlanılmalıdır. Ekolojik(organik) mahsullerin Türk sermayesi ile üretilmesine, doğa dengesinin korunmasına, ulusal ve uluslararası alanda pazarlanmasına, katma değeri yüksek toprak ve su mahsulleri sanayisinden elde edilecek vergilerin oluşturulacak halka açık etkin sanayi sektör bileşimlerinin finansmanında kullanılmasına öncelik verilmelidir. Yüksek katma değerli organik mahsullerin, toprak verimini artıracak ve doğal dengeyi koruyacak gübrelerin ve katma değeri yüksek organik canlı hayvan stoklarının(et hayvanları ve lezzetli – mineral değeri yüksek pazarlanabilir tatlı – tuzlu su ürünlerinin) üretilmesine, maliyetlerinin düşürülerek pazarlanmasına öncelik verilmelidir. Bu ürünlerin yetiştirilmesinde kullanılacak organik girdilerin maliyetinin azaltılması için gerekli çalışmalar yapılmalıdır[39]. Canlı hayvan stoklarının en verimli çağda kesilmesine ve gebe ve dişi hayvanların kesilmemesine ve üretkenliğinin artırılmasına, Türk köylü ve çifçisinin desteklenmesine önem verilmelidir.
http://www.scribd.com/doc/18096777/Colleme-le-Mucadele-Ulusal-Eylem-Plan
——————————————————————————
TURİZM SEKTÖRÜ, ÇEŞİTLENDİRME, HİZMET KALİTESİ ve ULUSLARARASI ETKİN TANITIM
Araştırma Konuları:
“value added tourism activities”,
“innovation and tourism”,
“tourism and effective international promotion”
Türkiye’nin Turizm sektöründe dev atılımları gerçekleştirebilmesi, ülkemizin Turizm açısından küresel boyutta gerekirse her kıtaya açılması ve hatta dünyanın her kıtasındaki devletlerden seçilecek turizm temsilcileriyle ülkemize gelen turist sayısının ve gelecek turistlerin niteliğinin artırılması sağlanmalıdır. Bunun için, önemli bir turizm ve etkin tanıtım stratejilerinin belirlenmesi sağlanmalıdır. Gelen turistlerin niteliğine göre, sunulacak hizmetlerin neler olması gerektiği ayrıca önem taşımaktadır. Sunulacak hizmetlerin, kalite standartlarının ve hizmet türlerinin çeşitlendirilmesi için gerekli çalışmalar yapılmalıdır.
Turizm sektörü ve yatırım stratejisi nasıl olmalıdır?
Turizm sektöründe katma değeri ve müşteri memnuniyetini artırmak için neler yapılmalı, sunulacak hizmetler nasıl çeşitlendirilmeli?
Gelen turistlerin sayısının ve niteliğinin artırılması için neler yapılmalıdır?
Turizm sektöründe, Türkiye’nin gerekirse 5 kıtada etkin tanıtımı için gerekli olan tanıtım çalışmaları ve organizasyonlar nasıl olmalıdır?
————————————————————————————————————–
DIŞ TİCARET HACMİNİN ARTIRILMASI, DIŞ TİCARETTE KONU OLAN MAL VE HİZMETLERİN NİTELİĞİ VE MÜMKÜN OLDUĞU DERECEDE HER KITA İLE YAPILAN TİCARETTE CARİ İŞLEMLER DENGESİNİN KORUNMASI
Katma değeri yüksek mal, mamul, mahsul, hizmet ve üretim faktörleri üretildikten sonra, ticaret açısından dünyanın her kıtasındaki ülkelerle yapılan ithalat, ihracat işlemlerinde cari dengenin korunması oldukça önemlidir. Bu, aynı zamanda uluslararası adalet açısından olmazsa olmazlar arasında yer alacaktır.
————————————————————————————————————————————————————————-
[1] Araştırma konuları: “Efficient Capital Market Modelling”, “Building Efficient Capital Market”
[2] http://www.efrontier.com/; http://ideas.repec.org/a/ifs/fistud/v28y2007i1p121-139.html
[3] Açığa satılacak(elden çıkarılacak) pasif set bileşimleri ile küresel ölçekte her sektöre ilişkin yüksek verim/risk bileşimi sağlayan uluslararası etkin set bileşimi çözümü hesaplamaları için kaynak: http://fatihsargin.files.wordpress.com/2009/11/tez-2006.doc
[4] Araştırma Konuları: “Log-real efficient frontier”, “minimum risk and maximum return”, “quality standarts”, “financial modelling”,”portfolio optimization”, “cost minimization”, “cost efficiency”, “profit maximization”, “modelling cost and profit”
[5] (http://www.amazon.com/s/ref=nb_sb_noss?url=search-alias%3Daps&field-keywords=value+added+product&x=6&y=14&ih=5_1_0_0_0_0_0_0_1_1.202_382&fsc=-1)
[6] (http://www.amazon.com/s/ref=nb_sb_noss?url=search-alias%3Dstripbooks&field-keywords=organic+crops&x=0&y=0&ih=6_6_0_0_1_0_0_0_0_1.156_250&fsc=-1)
[7] (http://www.amazon.com/s/ref=nb_sb_noss?url=search-alias%3Daps&field-keywords=value+added+services&x=0&y=0&ih=8_2_0_0_0_0_0_1_0_1.114_411&fsc=-1)
[8] (http://www.amazon.com/s/ref=nb_sb_noss?url=search-alias%3Dstripbooks&field-keywords=value+added+production+factors&x=0&y=0&ih=1_0_0_0_0_0_0_0_0_0.2889_1&fsc=-1)
[9](http://www.amazon.com/s/ref=nb_sb_noss?url=search-alias%3Daps&field-keywords=micro+analysis,+modeling&x=13&y=21&ih=1_0_0_0_0_0_0_0_0_0.3987_1&fsc=-1), (international trade modelling: http://www.amazon.com/s/ref=nb_sb_noss?url=search-alias%3Dstripbooks&field-keywords=modelling+international+trade&x=0&y=0&ih=19_7_1_1_1_0_0_0_0_1.123_337&fsc=-1)
[10](http://www.amazon.com/s/qid=1280572400/ref=sr_pg_1?ie=UTF8&keywords=strategic%20marketing%20techniques&rh=i:aps,k:strategic%20marketing%20techniques&page=1)
[11](http://www.amazon.com/s/ref=nb_sb_noss?url=search-alias%3Daps&field-keywords=active+market+diversification&x=17&y=20&ih=1_0_0_0_0_0_0_0_0_0.3117_1&fsc=-1)
[12](http://www.amazon.com/s/ref=nb_sb_noss?url=search-alias%3Daps&field-keywords=quality+standards&x=0&y=0&ih=1_0_0_0_0_0_0_0_0_0.2651_1&fsc=-1)
[13](http://www.amazon.com/s/ref=nb_sb_noss?url=search-alias%3Daps&field-keywords=international+commercial+competition&x=15&y=22&fsc=-1)
[14](http://www.amazon.com/s/ref=nb_sb_noss?url=search-alias%3Daps&field-keywords=techniques+for+increasing+productivity&x=22&y=14&ih=1_0_0_0_0_0_0_0_0_0.3421_1&fsc=-1)
[15](http://www.amazon.com/s/ref=nb_sb_noss?url=search-alias%3Daps&field-keywords=quality+standards+and+cost+minimization&x=14&y=20&ih=1_0_0_0_0_0_0_0_0_0.3286_1&fsc=-1)
[16] (http://www.amazon.com/s/ref=nb_sb_noss?url=search-alias%3Daps&field-keywords=marginal+utility+marginal+cost+modeling&x=14&y=15&ih=1_0_0_0_0_0_0_0_0_0.3396_1&fsc=-1)
[17] (http://www.amazon.com/s/ref=nb_sb_ss_i_0_11?url=search-alias%3Daps&field-keywords=value+added+selling&x=0&y=0&sprefix=value+added&ih=2_3_2_1_1_0_3_0_0_1.99_150&fsc=7)
[18](http://www.amazon.com/s/ref=nb_sb_ss_i_0_11?url=search-alias%3Daps&field-keywords=value+added+selling&x=0&y=0&sprefix=value+added&ih=2_3_2_1_1_0_3_0_0_1.99_150&fsc=7)
[19] E – BOOKS:
Value Engineering: http://freshwap.net/286/dl/value+engineering+ebooks Environmental Engineering: http://www.aboutcivil.com/environmental-engineering-books.html Software Engineering eBooks - Project Managements: http://worldforfree.net/ebooks/1146019002-software-engineering-ebooks-project.html
Araştırılacak yabancı terimler:
“chemistry and marginal utility and marginal cost”,
http://www.investopedia.com/study-guide/cfa-exam/level-1/microeconomics/cfa5.asp
“Value Added Management”,
“Value Management”,
“Value Based Management”,
“Value Based Management System”,
“Value Based Management Techniques”,
“Strategic Planning for Value Based Management”
“Value added and Business Performance”;
http://www.innovation.gov.uk/value_added/default.asp?page=78
Using MVA and EVA to measure financial performance. (market value added; economic value added)
http://www.accessmylibrary.com/article-1G1-18193961/using-mva-and-eva.html
http://www.thyssenkrupp.com/fr/03-04/en/value-added-management.html
“value adeded” , “innovation”, “invention” MAGAZINES:
“value added services”, “value added products”
http://www.purdyelectronics.com/vas/default.cfm
“high tech new products”
http://www.newtecheng.com/?gclid=CL650OzxkqMCFZAz3godm3FqsA
http://www.mozian.com/nfp.html
http://www.restec.ru/exhibitions/featured/hi-tech/index.en.html
“high yield”, “value added production factors”:
“high tech machines”, “high yield machines”
http://www.high-techmachine.com/
http://www.high-tech-eng.co.uk/
http://www.hitechengineering.com/
http://www.evergreenengineering.com/index.php
“high tech products”, “value added products”
http://www.alliedhightech.com/
http://www.markethightech.net/
http://www.popularmechanics.com/automotive/
http://www.innovations-report.com/
“industrial automation”
http://www.automation.siemens.com/mcms/topics/en/tia/Pages/default.aspx?stc=wwiia303247
http://www.mksinst.com/product/catalog.aspx?catalogID=6&gclid=COf0qqTykqMCFcQp3god1khCpg
http://www.canadian-forests.com/value.html
http://www.gov.ns.ca/fish/marketing/proddev/
[20] Araştırma konusu:
“new discoveries in the mining sector”
http://www.blethenminingassociates.com/?gclid=CMWom-rykqMCFYeB3godUkNkog
“mining and innovation”
“Value added mining”,
“mining engineer”,
“mining and high tech”,
“value added mining products and services”
“new developments mining engineering”,
http://www.enterpriseconnect.gov.au/Innovation/Pages/MiningTechnologyInnovationCentre.aspx
http://www.miningexcellence.ca/
http://www.bentley.com/en-US/Promo/Be+Inspired/Finalists/Mining+and+Metals.htm
“high value – added wood” “and producing”
http://www.wilsoncenter.org/index.cfm?fuseaction=news.item&news_id=405889
http://news.mongabay.com/2009/0104-saving_the_amazon.html
“producing high value – added forests”
“high value added forest products”
http://www.iisaak.com/valueAdded.html
http://www.goinvest.gov.gy/forestry.html
[21] http://www.etimaden.gov.tr/tr/0_sayfa_ortakSayfa.asp?hangiSayfa=0_sayfa_Giris
[22] http://www.jmo.org.tr/genel/bizden_detay.php?kod=756&turu=R&sube=0
[23] Araştırma konuları:
http://www.metalurji.org.tr/index.php?name=News&file=article&sid=92
http://science.ankara.edu.tr/~kavusan/borpage/indexbor.html,
http://www.mam.gov.tr/enstituler/me/me-egitim-tanitim.htm
http://www.stone-tec.com/main/Page.html
Türkiye’de yatırım yapılabilecek diğer verimli madenler ise şöyle;
http://arsiv.sabah.com.tr/2004/12/25/eko101.html
http://www.mta.gov.tr/etut/madenler/kullanim_alanlari.htm
http://www.maden.org.tr/yayinlar/dergi_goster.php?kodu=50
[24] Araştırma konusu:
IT BOOKS:
http://avaxhome.ws/ebooks/it_project_management.html
“new inventions in IT sector”
“informatic innovation”,
“value added informatics products”,
“informatics services”,
“high yield informatic products”,
http://www.lse.ac.uk/collections/informationSystems/
Türkiye, bilişim teknolojileri alanında istenen hızı yakalayamıyor. (2005)
http://www.cnnturk.com/BILIM_TEKNOLOJI/haber_detay.asp?PID=13&HID=1&haberID=91632
[25] Araştırma Konusu:
“new inventions in the software industry”,
“new inventions in the film industry”,
“Entertaintment Innovation”,
“Value Added Movies and Entertainment “,
“movies and high yield”, “high yield Entertainment “
http://212.174.57.218/cgi-bin/intsite.exe?SYF=Detay&hb=1311
[28] Araştırma Konusu:
“new electronic inventions”,
“electronic and innovation”,
“engine industry”
“Value added electornic products and services”
“Value added machines”,
“value added manufacturing sectors and products”
[29] http://www.kobi-efor.com.tr/haber_detay.asp?id=242
http://www.kaysiad.org/pxp/raporlar-arastirmalar.php
http://anlamam.com/is-dunyasi/turkiye-icin-elektrik-elektronik-sektorunun-onemi
http://www.tamticaret.com/bilgi_detay.asp?bilgi_id=419
[30] Araştırma konusu:
“New developments in the shipyard industry”,
“value added shipbuilding”,
“shipbuilding and innovation”
[31] Araştırma Konusu:
“new discoveries in railway system ”,
“developments in railway transportation ”
http://hurarsiv.hurriyet.com.tr/goster/haber.aspx?id=6425694&tarih=2007-05-05
[32] Araştırma Konuları:
“Nanotechnology products and services”
“Producing Nanotechnology products and services”
http://www.nanovations.com.au/
iPod nano bir MP3 çaların küçüklüğü nanoboya
[33] http://www.bthaber.com.tr/haber.phtml?yazi_id=600000274
[34] Araştırma konulara:
“developments in the construction industry”,
“value added construction”,
“innovation in construction”
[35] http://www.archfilmfest.org/tr/index_tr.html
http://www.chi-athenaeum.org/intarch/2007/index.html
http://www.betonarme.com/fotograflar/1839-dunyanin-en-pahali-evleri.html
http://www.european-coatings-show.de/main/Page.html
[36] Araştırma Konuları:
“developments in the automotive industry”,
“value added” “automotive products”
“Innovation in Otomotive Sektor”
[37] “New developments in the energy sector”,
“Value added energy”
http://www.rsc.org/publishing/journals/EE/article.asp?doi=c001514h
http://energizedhrsolutions.com/
[38] Belli Başlı Enerji Kaynakları:
http://www.darvill.clara.net/altenerg/
http://www.worldenergy.com/world_energy_exchange/value-added_services/default.cfm
http://www.kobifinans.com.tr/tr/sektor/011902/17492
[39] http://www.organic-europe.net/country_reports/turkey/default.asp#6
http://www.ekolojimagazin.com/?id=19&s=magazin
http://www.habervesaire.com/haber/147/
http://www.izmir-tarim.gov.tr/organik/ekone.asp
FATİH SARGIN(MEHMET)
CONTACT E-MAIL ADRESS: fatihsargn@hotmail.com

[...] YÜKSEK KATMA DEĞER: STRATEJİ VE SEKTÖRLER [...]
[...] MUTLAKA OKUYUN: http://fatihsargin.wordpress.com/2010/02/11/yuksek-katma-deger-sektor-ve-urunleri/ [...]
[...] http://fatihsargin.wordpress.com/2010/02/11/yuksek-katma-deger-sektor-ve-urunleri/ [...]